Ziya TÜRK


12 Haziran seçimleri neden önemli?

12 Haziran seçimleri neden önemli?


12 Haziran’da oluşacak meclisi kurtuluş savaşını yapan meclis kadar önemli görüyorum. Çünkü o günkü meclis kurtuluş savaşı ile fiziki düşmanlardan kurtuluşun mücadelesini verdi.  12 Haziran’da oluşacak meclis ise statükocu bürokratik oligarşinin vesayetinden kurtulmamızın başlangıç noktası olabilir.

Başbakan Erdoğan yeni seçilecek meclisin sivil Anayasa çalışmalarına başlayacağını deklare etmişti. Meclis içi ve meclis dışı muhalefet ile birlikte sivil toplum kuruluşları ve akademik çevreler de bu açıklama doğrultusunda tavır sergiledi. Son olarak da TÜSİAD hazırladığı Anayasa taslağını kamuoyu ile paylaştı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de sivil bir Anayasa yapılması konusunda uzlaşma sağlandığını bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Toplumsal sözleşmemiz olan Anayasa’nın toplumun her kesiminin katılımı ile şekillendirileceği konusunda şüphelenmek için bir neden gözükmüyor. O halde Anayasa çalışmalarında hem ofiste hem arazide aktif bir şekilde çalışacak bir Meclis oluşumu gerekli.

Çünkü gerek sivil Anayasa, gerekse demokratik açılım çalışmaları bilgi, birikim, tecrübe, halkla ilişkiler, plan, program, koordinasyon ve çalışma ister. Öncelikle halkın taleplerini doğru şekilde belirleyip onları yine doğru şekilde mutfağa taşımak çok önemli. Mutfakta yapılan hazırlıklarda verilecek katkı kadar, yapılan çalışmayı halka doğru bir şekilde anlatmak ve bu süreci yol kazasına neden olmadan gerçekleştirmek, statükocu bürokratik oligarşi vesayetinden kurtulabilmemizin olmazsa olmazı.

Sorundan beslenmek yerine çözüm için kendisini adeta bir mum gibi eritmeyi göze alabilmek zor ama ayakta alkışlanacak ve nesiller boyu unutulmayacak onurlu bir davranış olur. 28 Şubat 1997’de ve öncesinde defalarca yapılan haksızlıklara rağmen kendini düşünmek yerine ülkemizi ve insanımızı düşünerek kendisini mum gibi eriten “Refah Partisi’nin kapatılması bir devletin hayatında nokta gibidir” diyerek tabanını meşru zeminde tutan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a halk cenaze töreni ile nasıl da sahip çıktı. Seveni sevmeyeni Merhum Erbakan’ı, nezaketi,  şahsiyeti, devlet adamlığı, istikrarı ve meşru zeminde verdiği mücadeleleri ile takdir etti. Ben inanıyorum ki halkının razı olduğundan Rabbim de razı olmuştur.

Erbakan örneğinden hareketle ‘Gelecek seçimleri, kişisel çıkarlarını, rant ve ikbalini düşünenlerin değil, gelecek nesilleri düşünenlerin milletvekili adayı olarak belirlenmesi gerekiyor. Bölgesinde ve dünya siyasetinde yeniden etkili bir devlet olma yolunda yürüyüşe çıkan Türkiye’nin ihalecilik, komisyonculuk, takipçilik ve rant hesabı yapan bir meclis yapısı ile kaybedecek zamanı yok.

Başbakan Erdoğan gerek ‘sivil Anayasa’ hazırlanması, gerekse ‘Demokratik Açılım, Barış ve Kardeşlik Projesi’ için aktif çalışabilecek, elini taşın altına koyabilecek milletvekili kadrosu oluşturmak için AK Parti’nin mevcut milletvekillerinden 200 tanesini değiştireceğini söylemişti. Temennim AK Parti Genel Merkezi, Başbakan’ın ortaya koyduğu bu vizyona uygun adaylar belirler ve Türkiye yoluna emin adımlarla devam eder.

Ancak adaylar konusunda sadece AK Parti’nin hassas davranması yeterli değil.  BDP de dahil olmak üzere tüm siyasi partilerin milletvekili adaylarını belirlerken aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor.  Çünkü Türkiye’nin gücüne güç katabilmesi, iktidarıyla muhalefetiyle sivil Anayasa hazırlığında ve demokratik açılım çalışmalarında ortak insiyatif alınmasına ve taşın altına herkes elini koymasına bağlı. Marifet sorun üretip karalamakta değil, çözüm üretip temiz kalabilmektedir.

Medeniyet çatışarak değil, dayanışma içerisinde çalışarak gelişir.  Ne kadar medenileştiğimizi hep birlikte göreceğiz…