BESLE KARGAYI OYSUN GÖZÜNÜ YA DA SEN DE Mİ BRÜTÜS?
28 Ocak tarihinde KKTC’de bir eylem vardı. Eylemi gerçekleştiren kahramanlar (!) adeta yeri göğü inletti. Bu gürültüyle hepimiz korkudan ne yapacağımızı, hangi deliğe saklanacağımızı şaşırdık.
Haliyle Rum medyası boş durmadı ve eylem ile ilgili manşetlerini “ Kıbrıslı Türkler Türkiye’ye Karşı” şeklinde attılar ve mitinge elli bin Öz Kıbrıslının katıldığını yazdılar.
Sayıları az olmasına rağmen çığırtkanlıkta usta olan kahramanlar (!); Ellerine “İşgalci Türkiye Has..tir”, “ İşgalci Türkiye’ye Karşı Her Fırsatı Değerlendir” yazılı pankartları TC Büyükelçiliği önünde açacak kadar da cesur olduklarını gösterdiler.
Eylem yeri Güney Kıbrıs değil Kuzey Kıbrıs’tı.
Eylemciler Türk askerini işgalci güç olarak gösteriyor ve KKTC’yi boşaltmasını istiyordu. Ayrıca Türkiye’nin AB yolundaki KKTC’nin önünde en büyük engel olduğunu haykırırken Türkiye’nin adadaki hareketlerini ‘ siyasi gasp’ olarak nitelendiriyorlar.
Daha sonra bu kahramanların (!), bazı sendikaların oluşturduğu ‘ sendikal platform’ adına eylem yaptıklarını, bazı siyasi partilerin ve Rum kesiminden militanların da bunlara destek verdiğini öğreniyoruz. Mitingde Rum bayrağının açılmış olması da üzerinde durulması gereken başka bir konudur.
Mitingin üzerinden dört beş gün geçmesine rağmen KKTC yetkililerinden de ses çıkmayınca
Başbakan Erdoğan, KKTC'deki Türkiye karşıtı eylemler üzerine “ Güney'le beraber provokatif eylemler yapıyorlar. Yönetim duyarsız, Cumhurbaşkanı ve Başbakan tavrını net koymalı. Bize‘defol ‘ diyorlar. Türkiye'ye karşı böyle bir eyleme hakları yoktur. En düşük memurları 10 bin liraya yakın para alıyor. Benim başbakanlık müsteşarımın aldığı 5 milyar küsur... Beyefendi 10 bin lira alıyor bir de bu eylemi yapıyor utanmadan. Üstelik 13 maaş alıyorlar yılda. 'Türkiye buradan çek git' diyor. Sen kimsin be adam... Şehidim var gazim var, stratejik olarak ilgiliyim. Kıbrıs'ta Yunanistan'ın ne işi varsa Türkiye'nin Kıbrıs'ta stratejik olarak o işi var. Ülkemizden beslenenlerin bu yola girmesi manidardır” şeklinde tepkisini dile getiriyor.
Başbakan Erdoğan’ın konuşmasına Kıbrıslı eylemcilerden ve bazı siyasilerden tepki gelmiş.
Bana kalırsa başbakanımız az bile söylemiş. Sen varlığını, bağımsızlığını Türkiye’ye borçlu olacaksın sonra Güney Kıbrıslı Rumlarla el ele vermiş gibi Türk askerinin Kıbrıs’ta çıkmasını isteyeceksin. Nankörlük yapacaksın. Kıbrıs meselesi yüzünden AB’ye girmesi konusunda sürekli engel çıkarılan ülkenin Türkiye olduğunu da anlamazlıktan geleceksin.
1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtında onların canını, malını, namusunu, çıksın dedikleri askerler korumuş, EOKA’cıların katliamından kurtarmıştı.
Eylemcilerin anne ve babalarını Rum soykırımından kurtarmak için yapılan Birinci ve İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetlerin Kara Kuvvetlerinden 415, Deniz Kuvvetlerinden 65, Hava Kuvvetlerinden 5, Jandarma Kuvvetlerinden 13 olmak üzere toplam: 498 şehit ve 1.200 yaralı veriliyor. Aynı harekâtta 70 Kıbrıslı Türk askeri ile 270 Kıbrıslı Türk şehit olurken bin kadar kişi de yaralanıyor.
Ayrıca Türkiye, ekonomisi krizde olduğu yıllarda bile KKTC’nin tüm masraflarını karşılayacak kadar parayı göndermekten çekinmemiştir. Bütçe harcamaları yönünden KKTC bizim 82. ilimiz olmuştur.
Türk askeri Kıbrıs Barış harekâtına girişmemiş olsaydı o gün yürüyüş yapanların büyük bir kısmı dünyayı göremeyecek ya da adları ‘ Makarios, Yorgo’ benzeri adlar olacaktı. Bilemiyorum beklide isimleri Ahmet, Mehmet olan eylemcilerin gerçek isimleri Makarios veya Yorgo benzeri isimlerdir.
Türkiye’nin KKTC için tüm yaptıklarından sonra eylemciler için Türkçe’de “ Besle Kargayı Oysun Gözünü”, Dünya’da ise “ Sen de mi Brütüs “ denir.
Kalın sağlıcakla.
14.02.2011
