Süleyman AKDOĞAN


Dokunmayın ateistime!

Dokunmayın ateistime!


 Potansiyel Müslümanlarla, Müslüman olduğunu iddia edenlerin birbirlerine karşı şiddet, hakaret içeren  söylemlerini hayretle izliyorum.

Potansiyel Müslüman, Fazıl Say’ın ardından, bir başka potansiyel Müslüman Sevan Nişanyan (bu ismi ilk defa duydum, lütfen cahilliğime verin)  'Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.' (madde 216/3) ile cezaya çarptırıldığını öğrenmiş buluyorum.

Kendilerini tanıyanlar, ortak bir paydaları olduğuna inanan bir zümre, nüfusun  % 90’dan % 99’a kadarını oluşturduğunu iddia ettikleri Müslümanlar ve İslamiyetle ilgili bin bir türlü hakaret, küfür içeren yazılar, tweetlerle tepkilerini göstermeye çalışıyorlar.

Oysa, yukarıdaki TCK maddesinde İslam dininin 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değer” olmaktan öte bir yanı yok. Bu başka bir din de olabilirdi.  Küfür edilen İslam, yapılmasında hiçbir şekilde pay sahi olmadığı bir anayasaya tarafından savunulurken, başka küfürlere maruz kalıyor.

Levent Kırca, Ferhan Şensoy gibi şayet kalpleri  mühürlenmemişse Müslüman olma ihtimalleri bulunan kimseler sahnede ve yahut köşe yazılarında İslam’a hakaret edebiliyor. Ben bunlara şaşırırken, bu kimselere kötü söz, hakarete asla müsaade etmeyen İslam dininin mensubu olduğunu iddia  eden kimseler de onlar gibi hatta daha kötü üsluplara müracaat edebiliyor. Kimi haddi aşıp “bu tipler yok edilmeli” türünden ifadeler kullanabiliyor.

Merak ediyorum, bu ifadelerden kim karlı çıkıyor? Birilerine hakaret etmek kime ne kazandırıyor? Hadi, ateistler ya da dine küfür edenler bir şekilde birkaç günlüğüne gündem de kalma çabası güdüyor diyelim. Bırakalım, gündem onların olsun. Sen de eğer derdini gündem için yapıyorsan bunun neresi Müslümanca! Farz edelim, bu ateistler yok edildi , öldü ki, o halde ölürlerse bizim inancımıza göre onlar “cehennemlik”. Birinin cehenneme gitmesi hangi Müslümana ne kazandırır?

Lütfen, bir Müslüman her hangi bir kimseye karşı ettiği kötü söze kılıf bulmaya çalışmasın. Bu konu da yüce kitabımız Kuran-ı Kerim  şunları söyler

Allah’ın güzel sözü neye benzettiğini görmüyor musun? O, onu yerin derinliklerine kök salmış ve dalları göğe tırmanan yararlı bir ağaca benzetiyor. O ağaç sürekli olarak meyva verir. İnsanlar öğüt alsınlar diye Allah onlara çeşitli öğütler verir. İğrenç söz de kökü yerden kesilmiş, dik duramayan acı meyvalı bir ağaca benzer. Allah, gerek dünya hayatında, gerekse ahirette mü’minleri değişmez söze bağlı tutar. Allah zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar. (İbrahim 24-27)

 

Ve onların söyledikleri şeylere sabret. Ve güzel bir ayrılış ile onlardan ayrıl. (Müzzemmil 10)

 

O halde eğer nasihat fayda verirse, nasihat et. (A’la 9)

 

Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tağutu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir. (Bakara 256)

 

Sizin dininiz size,  benim dinim banadır. (Kafirun 6)

 

(Onlar) İslam’a girmelerini senin başına kakıyorlar: De ki, İslam’a girmenizle beni minnet altında bırakmayın ! Eğer, iddianızda doğru iseniz, bil’akis sizi imana erdirdiği için Allah sizi minnet altında bırakır. (Hucurat 17)

 

Kuran-ı Kerim’in hiçbir yerinde ya da  peygamber efendimizin (sav) hiçbir hadisinde küfrü meşru gören bir ifade bulamazsınız. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur diye buyuran bir dininin mensubu olarak ateistleri ya da sizin gibi inanmayanları öldürürseniz bu dini taşa mı, oduna mı, yoksa ağaca mı anlatacaksınız?