Belki de kendi kendimizi küçümsediğimiz için pek sevmediğim bir sözü yazımın başlığına aldım. Halk arasında “bir arpa boyu yol alamadığımızı” ispat için bir zamanlar sıkça kullanılan bir sözdü…
Şimdi pek hatırlanmıyor…
Belki de yeri geldiğinde “Elin Adamı” deyip, neler yaptığını ballandır ballandıra anlatanlar, “Elin Adamı”ndan daha çok işin içindeymiş izlenimi de verirdi…
Elbette benzetmelerin çoğu gerçekti…
Avrupa’da, Amerika’da, hatta Afrika’da ve Asya’da görülen ilerlemelerin çok küçük örnekleri bile ülkemizde görülmezdi…
Teknolojide de bu böyleydi, bilimde de, eğitimde de, sağlıkta da…
Hayatın her alanında olduğu gibi demokratikleşmede, hak ve hukuk mücadelesinde, adalet anlayışında, özgürlük tanımında, yasak ve serbest edilen fiillerde de böyleydi…
Yıllardan beridir bunun sebebi araştırılır durulur.
Uzmanlar kafa yorarlar; araştırmacılar, sosyologlar, psikologlar, toplum bilimcileri, siyasi analizde sözüne güvenilenlerin tespiti hemen hemen aynı…
Elbette bunun birçok sebebi var ama öne çıkan etkenler de var…
Suçun bir bölümü ülkeyi idare edenlerde, bir bölümü bürokraside, bir kısmı da vatandaşların ta kendisinde…
“Böyle gelmiş böyle gider” mantığıyla davrananların hiçbir iyileştirme de bulunmaması, ülkenin ve insanımızın önünün tıkanmasının en önemli sebebidir…
Belki de görünür bir diğer etken, şekilciliğe verdiğimiz değerdir(!)
Öyle ki, “kıyafet kanunu” bile yapan bir ülkeyiz…
Başımıza geçirdiğimiz şapkayı bir dönem “devrim” olarak görmüş, sonraki dönemlerde şapka giyenleri “köylü” diye küçümsemişiz…
Şekilciliğimizi “ilerleme” olarak görenler, modacıları dünyanın en ilericisi gördüklerine kuşku duymamak gerekir.
Ama modacılar da bazen eski kıyafetleri yeniden yapılandırarak “gerici” duruma düşebiliyor…
Birçok şeyi oturup konuşmuyorduk bile…
Böyle gelmişti, illa da böyle gitmesi gerekirdi…
Kurallarımız vardı, yasaklarımız vardı, tabularımız vardı, yönetmenliklerimiz, genelgelerimiz.. hâsılı her bir şeyimiz vardı ama her şey de nedense “yasak hemşerim” türündendi…
Bizler, neyin yasak olduğunu öğrenip, özgürlük alanımızın ne kadar olduğunu cetvelle ölçmeye başlıyorduk…
O kadar çok yasağımız vardı ki, halkı düşman belleyenlerce dayatılan yasa ve yönetmenlikler nedeniyle korku toplumu haline dönüşmüştük…
Öyle ki, bütün bunlar yetmeyince ara sıra “darbe” yaparak kısıtlı olan özgürlüğümüzü de elimizden alanlar vardı…
Burnumuz her zaman sürtülmeliydi, haddimizi bilmeliydik, sivri laflar etmemeli, her konuştuğumuza dikkat etmeliydik.
Kimi zamanlar komünist devletlerden daha fazla içimize kapandık, gölgemizden korkar olduk, her köşe başında bir ajan vardır diye paranoya büründük/büründürüldük…
Dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın işbirliği ile gerçekleştirilecek olan Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Projesi (Eğitimde ‘Fatih’ Projesi) imza töreninde işte bütün bunları hatırlatacak sözler söyledi.
Başbakan, “Bizde müfredatın tartışma konusu olduğunu görmezsiniz ya da çok nadir şahit olursunuz. Eğitim metotları, eğitim teknolojileri, eğitimde fırsat eşitliği, imkanlar konuşulmaz. Varsa yoksa şekil konuşulur, varsa yoksa şekil tartışılır.” diyerek devam eden bir konuşmaydı…
Biz kasketi tartışırız, fötr şapkaya acayip manalar yükleyebiliriz, başörtüsünün rejim için nasıl tehdit oluşturacağı üzerine korku senaryoları yazabiliriz.
Şalvarımız, yeleğimiz, köstekli saatimiz, takım elbisemiz, boyun bağımız, kemerimiz, tokamız.. her bir şeyimizin farklı manaları vardı.
Ve bu manalar bize “yaftalama” kolaylığı sağlardı…
Saçımızın rengi, gözümüzün sürmesi, pantolonumuzun boyu, ceketimizin düğmesi, sakalımızın boyu, bıyığımızın ölçüsü her zaman sorun oldu…
Eğitimin kalitesi, sağlığın iyileştirilmesi, hakların gasp edilmemesi, özgürlük alanlarının genişletilmesi, halka güven duyulması, daha birçok şey gündemimize girmedi, gündemine alanlarsa kötü çocuk olarak tanıtıldı…
Ve yıllarca eller aya giderken biz yaya kaldık.
Neden yaya kaldığımızı sorgulamak bile suç sayıldı, bir kabulleniş şeklinde yıllarca telaffuz edip durduk…
Artık yetmedi mi?
Doğu Rehberi Facebook'ta takip etme için TIKLAYIN
Doğu Rehberi Twitter'da takip etmek için TIKLAYIN
Doğu Rehberi FriendFeed'te takip etmek için TIKLAYIN
