Yaz geldi, haber kanalları 'yeşillendi' ama zihinler bu konuda çok karışık, demiştim ya...
Doğa serüvenciliği ile doğa sevgisi; yeşili bol bir mahallede yaşamakla dünyaya yeşilci bir politik mercekten bakmak arasındaki farkları algılayamayan bir yayıncılığın çevre sorunlarından söz etmesindeki problemi vurgulamıştım hani...
Kaldığımız yerden devam edelim mi?
Mesela bu TV kanallarından birinde sokaktan gelip geçenlere çevre sorunlarına ve doğaya özen gösterip göstermedikleri soruluyordu.
Ve sunucunun durmadan tekrarladığı cümle şuydu: 'Her şeyi organik yemelisiniz!'
Bunu işiten insanlar da mahcup bir gülümsemeyle karşılık veriyorlardı.
Şu 'organik' kavramı başımıza çok iş açacak!
Neden? Çünkü ne anlama geldiğini bilmiyoruz; hatta bilmeye de heves etmiyoruz ama hem pek önem veriyoruz.
Seyredenler hatırlayacaklar, 'Doğada Tek Başına' belgeselinde de o meşhur yılan yeme sahnesinde Serdar Kılıç lokmaları ağzına atmadan önce 'yüzde yüz doğal ve organik' deyivermişti.
Güler misin, ağlar mısın?
Baştan başlayalım ve önce şunu bilelim artık...
Yazının devamını okumak için tıklayın
