Ziya TÜRK


Sayın Cumhurbaşkanım Van’da Neler Oluyor?

Sayın Cumhurbaşkanım Van’da Neler Oluyor?


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 08 Nisan 2018 Pazar günü yapılacak olan Van İl Başkanlığı 6. Olağan Kongresine katılmak üzere Van’a gelecek.

Van’da yaşanan gelişmeleri ve AK Parti’nin içine düşürüldüğü durumu bazı somut gelişmeler üzerinden, ana hatları ile dilimin döndüğü kadar Sayın Cumhurbaşkanımın ve sağduyulu Van halkının dikkatine sunmak istiyorum.

Arz edeceğim konular ve gelişmeler Van’da bizzat yaşanan olaylardır. Bu konuları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Van Valiliği, Van OHAL Büro, AK Parti tabanı, Meslek Odaları Üyeleri, sağduyulu Van Basını, gelişmelerin yaşandığı dönemde yayınlanan haberler ve yazımda ismi geçen ilgililerin sosyal medya hesapları ile teyit etmek mümkün.

Bu vesile ile ilgililere sosyal medya hesaplarında temizlik yapmayın diye de uyarıda bulunmak istiyorum.

VAN KADIN KOLLARINDA, GENEL MERKEZ GÖRÜNTÜLÜ OPERASYON

Kadın kolları ilçe başkanları içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve misyonuna bağlı, vatansever, çalışkan, AK Parti davasını kuru bir particilik davası olmaktan çok ümmet davası olarak görüp o inançla çalışanlar, bazen bekâr oldukları, bazen güzel oldukları, bazen dul oldukları, bazen de evli oldukları uyduruk gerekçeleri baskı ile istifa ettirilerek ile görevlerinden alındı.

Bir kıyaslama yapıldığında yeni atananların, görevden alınanların birçoğunun performansını yakalaması mümkün olmayan kişilerden olması önemli bir ayrıntı. Adaylar arasında liyakat yönüyle çok iyi olanların atanmaması ise gelecekte birilerine rakip olabilme yetenek ve potansiyele sahip olmaları. Bir başka ifade ile rekabet ve yarıştan korkanlar, koltuklarını koruya bilmek için alan temizliği yapıp,  liyakatlileri saf dışı bıraktı.

Yeni atananların en önemli özelliklerinin, atanmalarına vesile olan yapılara bağlı olmaları, onların yönlendirmeleri ile atayanların istedikleri belediye başkan adayları ve milletvekili adaylarını destekleyecek olmaları, davaya bağlılık kriteri yerine kendilerine bağlılık kriterine göre atanmaları, AK Parti Van Teşkilatları açısından büyük bir soruna kaynaklık edecek.

AK Parti Kadın Kolları atamalarında ilçe başkanları “bizim etkimiz yok” diyor ve istediği kişiyi kadın kolları başkanı olarak görevlendiremiyor, İl kadın Kolları Başkanı Havva Duran ise “Genel Merkez” diyor, Koordinatörler gelip istişare yapıyor. Sevapları başarı olarak kendi hanelerine yazıp, günahların faturasının da AK Parti Genel Merkezi’ne kesildiği atama sonuçlarına bakıyorum, Van gerçeği ve AK Partiyi başarıya götürme hedefi ile asla örtüşmüyor.

Peki, bu atamalar hangi saiklerle ve kimlere hizmet etmek üzere yapılıyor?

Yoksa atamalardaki asıl amaç 2019 seçimlerinde, Van Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm ilçe belediyelerini ve milletvekilliklerini HDP’ye altın tepside sunmak mı?

AK PARTİ’DE PARTİYİ VE KENTİ KURBAN EDEN MUTLU AZINLIK

Van Milletvekilleri Beşir Atalay, Burhan Kayatürk ve AK Parti Eski İl Başkanı Zahir Soğanda’nın oluşturduğu bir grup, Gümrük Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanı Gülşen Orhan, Başbakanlık Baş Danışmanı Adnan İnanç ve AK Parti Eski İl Başkanı Abdullah Aras’ın oluşturduğu diğer grup ile kıyasıya iktidar mücadelesi yapıyor.  AK Parti Van Teşkilatlarında ya yetkiyi, ya da inisiyatifi ele geçirmek isteyen ve İkiye bölünmüş durumdaki siyasetin patronları ile onların uyduları gibi davranan, AK Parti Van Teşkilatları içerisinde yer almış önemli sayıdaki sözüm ona siyasetçi, dava bilinci, hak, hukuk ve adalet duygusu taşımıyor.

Bu kişiler AK Parti siyasetinden kazandıkları güç ve nüfuzu, kişisel gelecek hesapları yaparak kullandıkları için, AK Parti’yi yangın yerine çevirdiler.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın MENTAL YORGUNLUK diye tanımladığı şey, Van’da maalesef MENFAAT YORGUNLUĞU olarak ortaya çıktı.

ÖLENLER ÜZERİNDEN YAPILAN MENFAAT HESAPLARI

Kayseri’de çarşı iznine çıkan askerlerin bulunduğu halk otobüsüne yapılan bombalı saldırıdaki canlı bombanın akrabası olduğunu saklayanların, güvenlik soruşturması sorunlu çıkan HDP İlçe Gençlik Kolları Başkanı’nın taşeron yasasından yararlanması için Milletvekili ile birlikte belediyedeki işine geri dönmesini sağlayan ilçe başkanının, şehit olan akrabaları üzerinden “bedel ödedik” diyerek, AK Parti’de prim yapma ve yerlerini sağlama alma çabasıyla, ölenler üzerinden menfaat hesabı yapmaları, Van’daki MENFAAT YORGUNLUĞU’nun geldiği boyutu göstermesi açısından acı bir örnektir.

Kurumlara yapılan yönetici atamalarında, işlerindeki başarısına ve performansına göre değil, AK Parti içinde yuvalanmış olan mutlu menfaat azınlığının isteklerini yerine getirme oranının kriter haline gelmiş olması, MENFAAT YORGUNLUĞU’nun önemli bir başka boyutudur.

KENTİMİZE DEĞİL KENDİMİZE HİZMET EDELİM BENCİLLİĞİ

AK PARTİ Van Teşkilatı içerisindeki saray darbesi girişimlerinin “kentimize hizmet edelim”, “Van ve ülkemiz kalkınsın, gençlerimiz işsizlikten kurtulsun”, “terör bitsin ve huzur gelsin”, “AK Parti’ye seçmen teveccühünü arttıralım ve daha güçlü oy ile seçimlerde başarı elde edelim”, “daha çok belediye başkanlığı ve milletvekilliği kazanalım”, “ülkemizin istiklali ve istikbali daha güvenli olsun” şeklinde hedefleri yok.

Bunların hedefi “KENTİMİZE değil KENDİMİZE hizmet edelim” şeklinde. Teşkilat koltuklarını çapsız ve kullanışlı adamlarla dolduralım, temayüllerde istediğimiz kişiyi öne çıkarsınlar, kurumlarda bizim iş takipçimiz gibi çalışsınlar, çapsız oldukları için koltukları sağlayanların yanlış işlerine ses çıkaramasınlar. Saadet zinciri sürsün gitsin.

Van’daki meslek odaları açısından hedefleri ise içler acısı. AK Parti içerisinde saray darbesi yaparak koltuk kapma derdine düşen bu şahıslar, Van’da faaliyet gösteren meslek odalarını genel olarak HDP ve ona yakın kişilere teslim ettiler. Kişisel siyasi geleceklerinde, önlerine yeni rakipler çıkma korkusu ile AK Parti misyonuna sahip kişileri meslek odaları yönetimlerine seçilmesini desteklemediler. Aksine HDP misyonuna sahip kişiler ile işbirliği yaparak yanlarında tutmaya, kendi konumlarını güçlendirmeye çalıştılar. Güya “Van’daki meslek odaları beni destekliyor” diyerek AK Parti Genel Merkezi’ne kendilerini pazarlamaya çalıştılar ve pazarlamaya da devam ediyorlar.

KÖRLER SAĞIRLAR BİR BİRİNİ AĞIRLAR

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 2016 yılı Aralık ayında TESK ve TOBB’a terör örgütleri ile irtibatı ve iltisakı bulunanların görevlerine son verilmesi talebi ile gönderilen bir yazı var. Bu yazı üzerine Van OHAL büro tarafından terör örgütleri ile ilişkisi ve iltisakı bildirilen oda başkanları ve yönetimleri, hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam etti, aday oldular ve örtülü desteklerle yeniden seçildiler.

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi, bu kişileri korumanın yanında ilişkilerini de sürdürdü. Karşılıklı ziyaretleşmeler, buluşmalar, görüşmeler, sosyal medya hesaplarından paylaşılan fotoğraflar. Güya Fatih Bey Van’ın meslek odalarına sahip çıkıyor, onlar da onu destekliyor. Kim kimi destekliyor veya kullanıyor merak ediyorum. Körler sağırlar bir birini ağırlar misali.

Gümrük Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi’ye soruyorum;  Bakanlık talebi doğrultusunda Van OHAL Bürosu tarafından terör örgütleri ile irtibatı veya iltisakı olduğu bildirilen meslek odalarının yetkili organlarında, halen görevine devam eden şahıslar hakkında, görevleri açısından bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?

MUTLU AZINLIĞIN SAHNELEDİĞİ SON TİYATRO

İşte AK Parti misyonuna sahip olmayan, ancak gücü elinde bulunduran Van siyasetçilerinin içler acısı son hali!  Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlık seçimleri. Mevcut Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Necdet Takva’yı ilk seçildiği seçimlerde, o dönemin MÜSİAD Başkanı İsmail Say’ın öncülüğünde oluşturulan Ekonomi Değişim Hareketi (EDH) desteklemişti. Şimdiki MÜSİAD Başkanı olan Eski İl Başkanı Abdullah Aras da desteklemeye devam ediyor. Bu destekler ile seçilen Van TSO Başkanı Necdet Takva da EDH ismi ile esnaf odalarında bazı yönetimleri destekledi. EDH desteği ile esnaf odalarında yönetime gelen kişilerden bazıları, terör örgütüne haraç toplamaktan tutuklanıp 6 ay hapis yattı. Şimdi ise denetimli serbest bırakılarak tutuksuz yargılanan kişilerin de içinde olduğu oluşum, aynı kesimler tarafından desteklenerek esnaf odalarının yönetimlerine yeniden seçildi.

Van TSO’da yeniden seçimler yapılıyor. Bu kez Necdet Takva’yı AK Parti Eski İl Başkanı Abdullah Aras’ın başkanlığını yaptığı MÜSİAD, AK Parti İl Başkan adayı olarak Ankara’da etkin lobi faaliyeti yürüten İsmail Say, Gümrük Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi ve Başbakan Baş Danışmanı Adnan İnanç desteklemeye devam ediyor.

2011 seçimlerinde CHP Van Milletvekili Adayı olan Zahir Kandaşoğlu’nu da Van Milletvekilleri Burhan Kayatürk, Beşir Atalay ile AK Parti Eski İl Başkanı Zahir Soğanda destekliyor.

Peki, Zahir Bey veya Necdet Bey kazandığında AK Parti’de kim kazanmış, kim kaybetmiş olacak?

Sayın Cumhurbaşkanım, ufku ve mefkuresi yerlerde sürünen, hesabı bu kadar basit olanlarla, sizin vizyon olarak ortaya koyduğunuz büyük işler yapılabilir mi?

Buradaki amacım Zahir Kandaşoğlu’nu veya Necdet Takva’yı eleştirmek ve gündem konusu yapmak değil. Herkes gibi onların da tercih ettikleri dünya görüşleri ve politikaları vardır. Görüş ve düşüncelerini benimsemesem de saygı duyarım. Her ikisinin de Van Tüccarı içerisinde kendilerine göre karşılıkları vardır.

UYDU OLANLAR LİDERLİK YAPABİLİR Mİ?

Liderlik ve değişim ruhunu taşımayan, kişisel menfaat odaklı bu mutlu azınlık, AK Parti misyonunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Vizyonunu temsil edecek bir aday ile yola çıkıp, onu desteklemek yerine, uydu olmayı, birilerinin peşinden sürüklenmeyi marifet sayıp, bir birleri ile temsili savaş yürütüyor. Destekledikleri kazanınca kendilerini kazanmış gibi sayıp mutlu olacaklar. Çünkü kendilerini AK Parti Genel Merkezi’ne daha güçlü pazarlayabilecekler.

Hırs ve kişisel menfaat hesapları gözlerini kör etmiş olan bu kişiler, yaptıkları ile AK Parti Van Teşkilatını kriptoların operasyonlarına açık hale getiriyor.

15 yıldır Türkiye’yi yöneten, değişimin ve gelişimin öncüsü, Yeni Türkiye’nin kurucusu ve dünyada lider ülke konumuna getiren AK Parti’ye; lider ruhu taşımayan, MENFAAT YORGUNLUĞU’ndan ayağa kalkamayan, ülke, istikbal, ümmet, kent ve Vanlı adına heyecanı bulunmayanların ve onların referans olduğu adayların, 2019 seçimlerinde hediye edecekleri tek şey YENİLGİ OLUR.

VALİ ZORLUOĞLU’NUN TOPLANTISINDA KHK İHRAÇLARI NASIL GÜNDEME GELDİ?

Van Valisi ve Van Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu 2017 yılında yapılan yatırımları ve 2018 yılında yapılacak projelerin tanıtımını yapmak üzere 01 Şubat 2018 Perşembe günü sabah kahvaltısında basınla bir araya geldi. Basın davetini yaparken de toplantıya katılması istenen basın mensupları telefonla arandı ve “kişiye özel davettir” denildi. Salonun kapısına gelindiğinde de isim listesi kontrol edilerek ismi olan basın mensupları içeriye alındı.

Toplantı daveti yapılırken Beşir Atalay ve Burhan Kayatürk de katılacak denilseydi, ben de dâhil olmak üzere önemli sayıda gazeteci o toplantıya katılmazdı. İki milletvekili toplantıya ev sahibi olarak değil de misafir olarak katıldığı için, Vali Beyin hatırını da gözeterek toplantıda kalmaya devam ettik.

Vatandaşların telefonlarına çıkmayan, vatandaşların ulaşamadığı Beşir Atalay ve Burhan Kayatürk, Kandil’e gitmekle övünen, PKK terör örgütünün sözde liderleriyle yaptığı röportajlarla, terör örgütü propagandası yapan Naif Yaşar ile toplantının son bölümünde telefonla konuştu. Toplantıya davetli dahi olmayan Naif Yaşar’ı kendilerinin de misafir oldukları toplantıya davet ettiler.

Telefon görüşmelerinden yaklaşık 20 dakika sonra içeriye gelen Naif Yaşar, KHK’lar ile ihraç edilenler nedeniyle kayyumları eleştiren sorular sormayı da ihmal etmedi. Toplantı sonunda da Beşir Atalay “Naif Bey benim odama çık geliyoruz” diyerek özel görüşmeye geçtiler.

BEŞİR ATALAY VE BURHAN KAYATÜRK HDP’Lİ Mİ OLDU?

Davetlisi olmadığı bir toplantıya suyunun suyu gibi, misafirin sığıntısı olarak katılan Naif Yaşar, toplantıya çağıran sahiplerine hürmeten susmak yerine, hiç sıkılmadan ve gündemde olmamasına rağmen ihraçlar nedeniyle kayyumları neden eleştirdi?

Sonra, “Daha iki üç gün öncesinde küfrettiği, hakaret ettiği adeta FETÖ ile ilişkilendirdiği milletvekili ile bugün aynı masaya oturan gazetecilere sormak lazım, bu nasıl bir pişkinlik, nasıl bir ruh hali” ifadelerinin bulunduğu bir tiwiti pişkin pişkin paylaştı.

“Misafirin sığıntısı olduğun bir toplantıya, davetsiz olarak katılıp, sonra da pişkin pişkin paylaştığın twitten hiç utanmadın mı? Bu nasıl bir ruh hali?” diye sormamak haksızlık olur değil mi?

Ayrıca PKK terör örgütünün sözde liderleriyle yaptığı röportajlar ile övünen, bulduğu her fırsatta PKK veya KCK iltisakı nedeniyle yapılan ihraçları eleştiren Naif Yaşar’ın, AK Parti milletvekillerini  savunması da dikkate değer önemli bir durum.

Naif Yaşar AK Partili olmadığına göre, yoksa Burhan Kayatürk ve Beşir Atalay HDP’li oldu da bizim mi haberimiz yok?

Naif Yaşar, Kandil’e Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile sınır kapısından mı, yoksa PKK terör örgütü militanlarının rehberliğinde, terör güzergâhından mı gidip geldi?

Van Emniyet Müdürlüğü ve Van Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuda araştırma veya soruşturma yaptı mı? Yapmadıysa işlem başlatacak mı? Konu hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi doğru olur diye düşünüyorum.

ATALAY VE KAYATÜRK, TERÖR POPAGANDASI YAPAN GAZETECİ İLE OTEL ODASINDA NE GÖRÜŞTÜ?

Van TSO’nun başkan adayları olan Zahir Kandaşoğlu ve Necdet Takva ile ayrı ayrı istişare toplantısı planlamıştık. Toplantı bizim ev sahipliğimizde ve seçerek davet ettiğimiz gazeteci arkadaşların katılımı ile olacaktı.

Amaç kentin konuları ve sorunları hakkında görüş alışverişinde bulunmak, öneri ve eleştirileri paylaşmak, yeni dönemde yapılması gereken konuları gündeme getirmek. 03 Mart 2018  Cumartesi günü sabah kahvaltısında Zahir Kandaşoğlu ile yapacağımız toplantı Zahir Bey tarafından iptal edilince,  02 Mart 2018 Cuma akşamı sadece Van TSO Başkanı Necdet Takva ile yapılmış oldu.

Toplantının devam ettiği sıralarda Pis Koku Uzmanı Naif Yaşar “Belden aşağı vurarak siyasetçileri yıpratan Ziya Türk ve Baki Karaca bu kez de Van TSO Başkanı Takva’yı özel yemeğe aldılar!!! Hakkaten korkmaya başladım!!! Sayın Takva’nın gazetecilerle yaptığı yemekli toplantıda ne çıktı!!! Sanki Davos zirvesi. Çok gizli tutuluyor. Ne fotoğraf var ne açıklama!!! Pis bir koku çıkmasın!!!” diyerek uzmanlığını konuşturmuştu.

Naif Yaşar, milletvekillerinin belden aşağı vurduğumuzu iddia ettiği yerlerini kontrol mü etti ki yıpranmış olduğunu söylüyor? Bak şimdi merak ettim, yıprandığını söylediği yerleri pansuman da etti mi acaba?

Ömrünü istişare amaçlı olarak yapılan toplantıdan, pis koku çıkacak diye beklemekle tüketen Pis Koku Uzmanı Naif Yaşar, pis kokular ile ilgili uzmanlığını yoksa kandilde mi kazandı? Ya da kandil’deki PKK’lı teröristlerin pis kokusu Naif Yaşar’ın burnuna yerleşti de her yerde aynı kokuyu mu hissediyor? Otel odasına çağıran sahipleri, Allah rızası için Naif Yaşar’ın burnunu temizletsin de biz de bu pis koku muhabbetinden kurtulalım.

Naif Yaşar, otel odasındaki kokuyu da kamuoyu ile paylaşacak mı?  Elite World Oteli’ndeki odasında, Beşir Atalay, Burhan Kayatürk ve Naif Yaşar ne konuştu?  AK Parti tabanı, otel odasında neler konuşulduğunu merak ediyor.

Ben de üç kafadara çağrıda bulunuyorum, “Haydi otel odasında konuştuklarınızı açıklayın da memleket sizlerin kokusu ile tanışsın.”

Yoksa otel odasında, Beşir Atalay ve Burhan Kayatürk’ün siyasi gücü kullanılarak, Muş’un Bulanık Belediyesi’nin DBP’li Eş Belediye Başkanı iken, öz yönetim ilanlarının revaçta olduğu dönemde tutuklanan, Naif Yaşar’ın eşini hapisten kurtarma süreçleri mi konuşuldu?

Ya da “kongre sürecini yaşayan AK Parti Van Teşkilatlarında, hangi hatalar yapılırsa parti içine nifak tohumu ekilebilir, hangi çapsız ve ilgisiz kişiler belediye başkan adayı ve milletvekili adayı olarak gösterilirse, 2019 seçimleri Van’da HDP’ye altın tepside sunulur” diye hesaplar mı yapıldı?

İkinci soru çok vicdansız gibi gelebilir. Ancak söz konusu milletvekillerine verilen oyları toplayan AK Partililer, Naif Yaşar’ın propagandasını yaptığı PKK terör örgütünün yandaşları tarafından sokaklarda taşlanıp saldırıya uğruyor, seçmen tehdit ediliyordu. Terör örgütü PKK’nın sözde liderlerinin propagandasını yapan, bu yönüyle de övünen birisi ile AK Parti’den seçilen iki milletvekilinin otel odasında baş başa olmaları, AK Parti tabanına, AK Parti Teşkilatlarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, devletimizin istiklal ve istikbal mücadelesine yapılmış, büyük bir vicdansızlık ve vefasızlık değil mi?

VALİ MURAT ZORLUOĞLU’NA ALGI OPEARSYONU

Göreve başladığından bu yana gece gündüz demeden adeta koşar adım çalışan ve gerek belediye bürokratlarını, gerekse kurum amirlerini de beraberinde çalıştıran, Van Valisi Murat Zorluoğlu da algı operasyonlarının hedefi oldu.

Göreve başladığında “Terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olan, devlete ihanet edenin kamu kurumlarında işi yok” diyerek net tavır koyan ve bu kararlılığı ile kamu kurumlarında temizlik yapmaya özen gösteren Vali Zorluoğlu, AK Parti içerisindeki kriptoların hedefi haline geldi.

Taşeron Yasası kapsamında güvenlik soruşturmasında terör örgütleri ile irtibatlı veya iltisaklı olanların iş ilişkisini kesmek isteyen Vali Zorluoğlu’na, sıkıntılı kişilerin çalışmaya devam etmesi için baskı yapmaya çalışan kriptolar, Van’ın hiçbir sorunu ile bu kadar dertlenmemişti.

Vali Zorluoğlu’nun temizlemek istediği kesimlerin AK Parti içerisinde yuvalanmış olan kriptoları, bir başka ifade ile AK Parti içindeki AKP’liler ve medyadaki uzantıları tarafından “Vali Bey kurumların önünü tıkıyor”“Göreceksiniz Vali Bey 15 Mart’a kadar gidecek” “ Vali Bey 3 ay içinde gidecek” şeklindeki söylemleri ile bir algı oluşturarak, bürokrasinin Vali Bey’in talimatlarını ciddiyetle uygulamasını engelleyerek, kurumların işleyiş hızını yavaşlatarak, Vali Zorluoğlu’nu yıpratmak ve başarısız göstermek istiyor.

Van’a böylesine kötülük yapanlar, sahte Van sevgisi maskeleri ile dolaşmayı da ihmal etmiyor. Oysa herkes de biliyor ki, bu kriptolar menfaatlerinden başka hiçbir şeyi sevemez.

Vali Zorluoğlu’na yapılmak istenen algı operasyonunun ikinci ayağını ise Van’ın rantını yemekten başka hiçbir özelliği olmayan kesim oluşturuyor. Siyasetin, STK’ların, iş dünyasının ve medyanın içerisindeki uzantıları ile rüzgâr estirmeye, yöneticileri ve siyaseti kendi rüzgârlarına göre şekillendirmeye çalışan bu kesim, istedikleri kıvama getiremedikleri kişileri de başarısız ve gidici ilan ederek operasyon çekmek istiyor.

Vali Zorluoğlu’nun bu kesimlerin etkisi ve baskısı altında kalmadan, halkın ve devletimizin hak ve menfaatlerini gözeterek, gerek Van Valisi olarak, gerekse Van Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak, başarılı ve halkın gönlünü fethederek hizmet ettiğini, Vanlılar gibi hükümetimizin ve devletimizin de bilmesini önemsiyorum.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU’NU BAŞARISIZ GÖSTERME OPERASYONU

Beşir Atalay ve Burhan Kayatürk’ün otel odasında Naif Yaşar ile yaptığı o görüşmeden sonra yapılan AK Parti İlçe Kongrelerinde, atananlar ile aday olanlar arasında kıyasıya çekişme yaşandı. Çekişme yaşanan ilçelerde AK Parti teşkilatları ve tabanı ikiye bölündü.

Mutlu azınlık, İl Başkanı atamasından sonra yapılan ilçe kongrelerinde de fitne tohumları ekerek, teşkilatları felç ediyor. Ayrıca atanmasını hiç istemedikleri Kayhan Türkmenoğlu için AK Parti Genel Merkezi’ne, “Van Teşkilatlarına hâkim değil, yönetemiyor, başarısız” propagandası yapıyor.

Yaptıkları operasyondaki hedefleri ise, Kayhan Bey’in atanmasından sonra AK Parti Van Teşkilatları içerisinde azalmaya başlayan egemenliklerini, yeniden tahkim etmek.

İlçe teşkilatlarını kendi menfaatlerine göre şekillendirmek isteyen mutlu azınlık, yeni il başkanı atanmadan ilçe kongrelerinin yarısını eski başkanlarla tamamladı. Acele ile yapılan kongrelerde göreve devam eden ilçe başkanları çok mu başarılıydı, değiştirilenler ise çok mu başarısızdı? Yoksa mutlu azınlığa itaat edenler kaldı, itaat etmeyenler mi değiştirildi? Bu nedenle İl Başkanı atamasından önceki kongre süreçleri yeniden gözden geçirilmeli.

Seçimlerde gösterilen aday, AK Parti tabanı tarafından birlik olup desteklenmezse, seçim zaferi HDP’nin olur. Böyle bir denklem için AK Parti Teşkilatları içerisine atılan nifak tohumu iyi analiz edilmeli?

KAYHAN TÜRKMENOĞLU’NA PROTESTO OPERASYONU

AK Parti İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu’na son operasyon 24 Mart 2018 Cumartesi günü yapılan AK Parti İpekyolu İlçe Teşkilatı 2. Olağan Kongre’sinde oldu.

AK Parti’den ve Van’dan vekil seçilen Burhan Kayatürk konuşma yapmak için kürsüye çıktığı sırada salon adeta boşaldı. Burhan Kayatürk’ü dinlemek istemeyen önemli sayıdaki AK Partili, salonu terk ederek tepkisini demokratik bir yolla ifade etmiş oldu.

Kendileri sürekli huzursuzluk organize edenler, ortada hazır bir olay var ve bunu fırsata çevirelim diye düşünerek “Bu protestoyu Kayhan Türkmenoğlu organize etti” deyiverdiler. Dilin kemiği yok, delilsiz ispatsız konuşma, iddiada bulunma ve iftira atma alışkanlığı da olunca, Kayhan Bey’i hedefe koymakta hiç zorlanmadılar. Alışkın oldukları için yüzleri de kızarmadı tabi.

Yoksa “Beşir Atalay ve Burhan Kayatürk’ün otel odasında Naif Yaşar ile yaptığı görüşme sonrasında,  AK Parti teşkilatlarını tabanı ile çekişme ve sürtüşme yaşar hale getirerek, belediyeleri HDP’ye teslim etme planı uygulamaya mı geçti?” diye sormadan edemiyorum.

AK PARTİ VAN TEŞKİLATI VEFA YEMEĞİ

İlçelerdeki kongre süreçlerini tamamlanmasından sonra sıra İl Teşkilatı Kongresi’ne geldi. Kongre süreçlerinde 'yönetemiyor, teşkilatta huzursuzluğa neden oluyor, başarısız' iddiaları ile yıpratılmak istenen AK Parti Van İl Başkanı Kayhan Türkmenoğlu, 31 Mart 2018 Cumartesi günü bir vefa yemeği organize etti.

AK Parti’nin kuruluşundan bugüne kadar teşkilatlarda görev almış olanları bir araya getiren, onure eden, gönül alan Kayhan Türkmenoğlu, hakkında ileri sürülen asılsız iddiaları elinin tersi ile kenara itmiş oldu.

Koltuk ve menfaat çekişmelerine heba edilmemesi gereken birlik ve beraberliğin daim olması ve 2019 seçimlerinde sandığa yansıması büyük önem taşıyor.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU’NA HATIRLATMA

Kayhan Bey, sizi yaklaşık olarak 15 yıldır tanıyorum. İsminizi kötü hikâyeler içerisinde duymadım. Devlete olan bağlılığınızın, duruşunuzun ve Van’daki varlığınızın bedelini de fazlasıyla ödediğinizi düşünüyorum. Bu nedenle bir dost tavsiyesinde bulunmak istiyorum.

Van İl Başkanlığı görevine atandığınızda, Van’da 2004 seçimlerinden bu yana özlemini çektiğimiz bir sevinç ve heyecan oluştu. Unutmayın ki size bu görevi, MUTLU AZINLIKTAN kurtulmak isteyen Van halkı verdi.

Halktan aldığınız bu görevin gücünü halk ile paylaşmalısınız. Gücünüzü halk ile paylaşmayıp MUTLU AZINLIK ile paylaşırsanız, paylaştıklarınız sizi def çalıp oynatmaya kalkar.

Bu nedenle yönetiminizi belirlerken, şu an etrafınızı kuşatmış durumda bulunan, MUTLU AZINLIĞIN uydusu olmaktan başka hüneri olmayanlardan, kendinizi de AK Parti Van Teşkilatı’nı da kurtarmalısınız.

Bakın, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ne yapıyor? Halkın verdiği yetki ve gücü halk ile paylaşıp halk yararına, ümmet yararına seferber ediyor. Halk da Cumhurbaşkanımızı hiçbir şekilde yalnız bırakmıyor.

Sonuç olarak halkın kurtulmak istediği MUTLU AZINLIK ile işbirliği, MUTLU AZINLIK dışında herkese kötülük yapmak demektir.

MUTLU AZINLIK memnun olsun diye, ne kendi ahretinizi heba edin, ne de size güvenenlerle birlikte kendi dünyanızı heba edin.

Unutmayın ki HAKKIN ve HALKIN rızasını kazananları kimse yenemez..

Vesselam…

ÖNEMLİ NOT:

Yazdıklarıma cevap veremeyenler, telefonla arayarak, sosyal medya hesaplarından, ya da yaptığım paylaşımların altında yaptıkları yorumlar ve fısıltı şeklindeki söylentiler ile beni karalayarak, hakkımda iftira atarak, hakaret ve küfür ederek, tehdit ederek yazılarımın etkisini azaltmak istediler.

Yapacakları PKK’lı yakıştırması tutmayacağı için, güncel moda iddia olan FETÖCÜ iftirasını attılar.

Babası Merhum Erbakan’ın ilk kurduğu Milli Nizam Partisi kurucusu olan ve MTTB ile Akıncılar Teşkilatlarında yetişen ben, bu yönde atılan iftiraların delillerini topladım. Tüm iftiralar ve iftiracılar hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum.

Burhan Kayatürk başta olmak üzere asılsız iddiada bulunan ve iftira atanlar ya ispatlayacaklar, ya da yargının vereceği kararın sonucuna katlanacaklar.

BEŞİR ATALAY VE BURHAN KAYATÜRK OTEL ODASINDA GÖRÜŞTÜĞÜ,

AK PARTİ İÇİN SELA OKUTMAYA NİYETLENEN

NAİF YAŞAR İLE NE KONUŞTULAR?

NAİF YAŞAR'IN PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SÖZDE LİDERLERİNİN

PROPAGANDASINI YAPTIĞI RÖPORTAJLARI