Gürbüz BATTAL


Toprak Ne Güzel Şeymiş

Toprak Ne Güzel Şeymiş


 

“ Dost dost diye nice nicesine sarıldım

Benim sadık yârim kara topraktır

Beyhude dolandım boşa yoruldum

Benim sadık yârim kara topraktır.

                   XXX

Bütün kusurları toprak gizliyor

Merhem çalıp yaraları düzlüyor

Kolun açmış yollarımı gözlüyor

Benim sadık yârim kara topraktır “ diyor Koca Veysel.

                   XXX

79 yıllık ömrünün 72 yılını dünyanın güzelliklerini ve toprağı görmeden geçiren Veysel, toprağı, biz görenlerden daha iyi ifade ediyor ve onu sadık yâri olarak tanımlıyor.

Ne güzel şeydir toprağın en sadık yar olması.

Çünkü toprak, tüm sıkıntıları, dertleri temizliyor. Yıllarca hastalıkların pençesinde inim inim inleyen hastaların dertlerinin, açılarının bitirildiği güvenli bir liman oluyor.

Geçen yıl Ankara’da vefat eden akrabalarımdan birinin cenaze törenine gitmiştim. En güzel geleneklerimizden birisi olan taziyeye çok sayıda Ankaralı, dost ve akrabalar gelmişti. Taziyeye gelenlerden Kur’an-ı Kerim okumasını bilenler birer Yasin veya birer aşir okudular. Kur’an okumasını bilmeyenler birer Fatiha okudu.

Derken kalabalık dağıldı, yakın akrabalar kaldı.

Her ne kadar taziye evinde dünyevi şeyler konuşulmasa da bir müddet sonra biraza da hasretliğin verdiği duygularla hatıralar anlatıldı, sohbet başladı. Merhumun abisi,

“ Ben topraktan çok korkuyordum. Çok sevdiğim arkadaşlarımı ve yakınlarımı hep toprağa veriyorlardı. Bu yüzden toprağı hiç sevmiyordum. Toprak aldığını bir daha geri vermiyordu. 

Kardeşimin vefatından sonra toprağı sevmeye başladım. Kardeşim, hastalığı sırasında çok acı çekiyordu. Acısı dayanılacak gibi değildi. Öyle bir an geldi toprağı bir kurtarıcı olarak görmeye başladım.  Kardeşimin acılarını ancak toprak dindirebilirdi.

Kardeşim vefat ettiğinde onu da toprağa verdik.

Toprağın, kardeşimin bütün acılarını yok ettiğine inanıyorum.

Toprak ne güzel şeymiş. Hastaların dertlerini, sıkıntılarını bir çırpıda alıp yok ediyor. Toprak en büyük temizliktir. Hastalıkları, dertleri, sıkıntıları bitiriyor.

Şimdiye kadar boş hayaller peşinde koşmuş çevremi akrabalarımı, dostlarımı ihmal etmişim. Geç de olsa bunu anladım. Ama geç kalmış da değilim. Zararın neresine dönülse kârdır. Sizleri kardeşimin vefatı nedeniyle de olsa bir arada gördüğümden dolayı çok mutluyum.

Bu topluluğu kaybetmeyin, en güzel en samimi topluluk budur” dedi ve gözyaşlarına hâkim olamadı.

Bu konuşma hepimizi duygulandırdı.

Dünya işlerine öylesine dalmışız ki eşimizi, dostumuzu, arkadaşlarımızı, akrabalarımızı göremiyor, sağlıklarında, hastalıklarında ziyaret edemiyoruz. Gün geliyor bir bakıyoruz ki sevdiklerimiz birer birer aramızdan kaymış, sonsuzluk âlemine göçmüş, toprağa karışıp toprak olmuş.

Sonumuzun kara toprak olduğunu idrak edemiyor, birbirimizin kalbini kırabiliyor, onlara karşı haksızlık yapabiliyoruz.

Kalın sağlıcakla.

19.04.2015

Gürbüz Battal