Batı'dan Doğu'ya doğru sıralarsak Ağrı'nın selam kapısı olan Tutak...
Kasaba'yı kimi yerleri ile de bir köyü andıran bu şirin ilçe; Murat Nehri ile elini uzatır gönlünüze gece etrafı aydınlatan, İstanbul sevdalıları için Boğazı andıran köprüsünün ışıkları ile... Mahallesine ismini veren camisi vardır parlak sarkıtları ile nurlanmış, şadırvanı ile gülümseyen...
Kışın, bir gelin gibi beyaza bürünen; yağan kar kristalleri ile süslenen; kimi zaman beyazdan maviye dönen gökyüzünde sıcacık rengiyle bizi ısıtmadan selamlayan güneşin nehri ve göletleri buharlaştırmasıyla gözümüzde tüllenen ve aynı güneşin ikindi vakti ışınlarıyla her tarafı parlatmasıyla rüyadaymışçasına gözleri büyüleyen; kimi zaman da beyaz tepelerinin çamaşır suyu ile yıkanmış, bembeyaz gökyüzü ile birleşip insanı sonsuz beyazlığa hapsolmuş hisettiren bir 'buzdan kale' gibidir.
'Buzdan kale' ama pamuk şekeri gibi şirin, krem şanti gibi karşı konulmaz bir göz doyumu yaşatır doğa harikalarıyla... Hele hele kar kristalleri yağarken simsiyah bir montunuz olduğuna ve o gün onu giydiğinize şükredersiniz. Gecenin bir vakti sokakta kimsecikler yokken yoğun kar yağışı ile yollara yeni döşenmiş bir yumuşak halıya basar gibi basarsınız gökten yeni inmiş misafirler olan karlara... Ve o zifiri karanlığa bakayım derken gökyüzüne yönelttiğiniz gözleriniz bir şölenle karşılaşır o misafirlerle; aman dikkat birkaç saniye sonra gözlerinizin takılı kaldığı şölen sizi de içine alır ve yükselerek gökyüzüne doğru bir yolculuğa başladığınızı sanırsınız, ta ki tekrar yere bakana dek...
Evinizin güzel görünmesi için ayrıca uğraşmanıza gerek yoktur Tutak'ta, çünkü parlak ve devasa boyuttaki sarkıtlarla kristal bir köşkü andırır eviniz bu mevsimde. Ağaçlar gökyüzünden inen misafirlere kucak açarken boynu bükük dursa da bir çocuk edasıyla şenlenir bahçeniz.
Tutak'ta bu mevsimin çiçekleri sizi görünce selamlayıp gülümseyen samimi halkıdır. Sizi üşüten o soğukta çay evlerinde oturan abileri görünce girip bir çaylıkda olsa muhabbetin tadına bakmak istersiniz en koyusundan. Sonra içten esnaflarıyla ahbap olursunuz dükkanındaki otantik sobasının yanına varıp ısınayım derken.
Sahi bir de yürürken kayıp düştüğünüz zaman tebessüm ettiren anılarınız yer eder o an beyninizde bazen de 'Ağrı'larıyla vücudunuzun herhangi bir yerinde...
Sokaklarımızın görülmemiş, çiçeklerle süslü arka balkonuna benzettiğim; işte böyle güzel bir yer Tutak...
Aşağıda bahsettiğim birkaç yerinin fotoğrafını paylaştığım Tutak'tan sevgilerle...
ÖNEMLİ NOT: 'Buzdan Kale' terimi için Tuna Velibaşoğlu ve Orhan Karaman Beyefendi'lerin 'Buzdan Kaleler' adlı düet eserinden esinlenilmiştir. Dinlemek isterseniz eserin linki aşağıdadır.
Kora(Orhan Karaman) & Tuna Velibaşoğlu - Buzdan Kaleler
