Gürbüz BATTAL


Zihinsel Engellilerde Üreme Sağlığı

Zihinsel Engellilerde Üreme Sağlığı


Engelli çocuğa sahip olmak ve onu eğitmek için varını yoğunu ortaya koyarak engelli çocuğun ayakları üzerinde durmasını sağlamak çok zor bir iştir. Çocuk küçükken ebeveyni onun çoğu sorununun üstesinden gelirken ergenlik çağına girdiğinde bambaşka sorunlarla karşılaşıyor. Ne yapacağını, nasıl davranacağını şaşırıyor ve çaresiz kalıyor. Çocuğa gücü yetmiyor, laf anlatamıyor, çoğu zaman çocuğun fiziksel gücü kendisini korkutuyor.

Öğretmen Şükran Bilginer Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi’nde çalıştığım süre içerisinde bu sorunlara neşter vurmak için bir dizi etkinlik yapılıyordu.

25 Şubat 2010 Perşembe günü Okul Müdürü Cemalettin Ayık, Müdür Yardımcıları Hasan Şahin ve Bedirhan Gürsel Erdem, Kültür Merkezi Lale Salonu’nda bir program düzenlemişti. Program çerçevesinde, Ege Üniversitesi İzmir Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Öğretim Görevlileri, Doç. Dr. Esin Çeber, Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Bilge, Arşiv Görevlileri Mahide Demirelöz ve Zehra Baykal Akmeşe tarafından  “Zihinsel Engellilerde Üreme Sağlığı ve Cinsel Eğitimi” konusunda seminer verilmiş ve bir tiyatro gösterisi izlemiştik.

Oyunda, cinsel kimlik arayışında olan ve bazı davranışlarını kontrol edemeyen bir zihinsel engelli çevresinde yaşanan olaylar başarılı bir şekilde işlenmişti.

Oyunda, aile tipik bir Anadolu ailesinin yaşantısından bir kesit izlemiştik. Anne TV başında gününü geçirir. Baba eve para getirince tüm görevlerini yaptığı kanaatinde olan birisidir.

İki sağlıklı çocuk yanında üçüncü çocuğun zihinsel engelli oluşu ailede derin yaralar açmış.

Bu oyunla, ‘Engellilerde cinsellik ve cinselliği keşfetmeleri, cinselliklerini ifade etmeleri, cinsel kimlik, cinsel ihtiyaçlar, cinsel sağlık, cinsel yaşam ve üreme sağlığı, işlenmişti.

Bu oyunda da engelli çocuğu olan aile önce şoka girer, olayı kabullenemez. Sonra inkâr yoluna girer, uzman uzman dolaşır, çocuğunun iyi olacağı umudunu taşır.

Gerçeğin farkına varınca depresyona girer. Çevresiyle ilişkilerini minimum düzeye indirir. Daha sonra karışık duygular yaşayan aileler suçluluk hissine kapılıp birbirlerini suçlar. Kızgınlık ve utanma döneminin ardından aile, engelli çocuğu olan tüm aileler gibi yavaş yavaş çocuğunun engelliliğini kabule başlar.

Çocuğun cinsel kimliğini tanımaya başlamasıyla ebeveynin eli ayağına dolaşır. Ne yapacağını bilemez. Çocuğun yaşadığı kimi hareketler aileyi utandırır. Çocuk, cinsel organlarını başkasına gösterebilir, başkalarının cinsel organlarıyla oynayabilir. Bu ise anne babayı korkutur ve utandırır. Anne ve baba misafirliğe gitmediği gibi misafir kabul etmez.

Bu durumlarda çocuk okuldaysa okul rehber öğretmeniyle görüşülmesi ve psikolog desteği alınması yerinde olur.

Engelliler de karşı cinse ilgi duyabilir, sevebilir, cinsellik yaşayabilir. Cinselliği yaşamak engelli olsun olmasın herkesin hakkıdır. Bunları bu haktan mahrum bırakamazsınız. Engellemeye kalksanız da bir şekilde cinselliğini yaşamaya başlar.

Çocuğun bu durumu rahat atlatabilmesi için erkek ve kızın farklı özelliklere ve farklı organlara sahip oldukları anlayacakları şekilde anlatılmalıdır.

Devletin anneye öz bakım parası verdiği çocukların bazılarında;  “Ben para kazanıyorum, öyleyse evlenebilirim ” anlayışı gelişir ve evlenmek ister.

Anne baba engelli çocuğuna bakamazken bir de doğacak torunlarına kimin bakacağı endişesini duyar.

Eğer gençler evlenebilecek durumda ise mutlaka kısırlaştırılmalıdır. Günümüz şartlarında zihinsel engellilerin kısırlaştırılsa bile evliliklerini devam ettirmeleri çok zor gözüküyor. Ebeveyn desteği olmadan evliliklerini nasıl sürdürecekleri de önemli bir sorundur.

Değerli Hocalarımız seminerde; “ Bu tür çocuk veya gençlerde genellikle genetik sorunlar yaşanıyor. Bunların çoğunun çocuğunun zihinsel engelli olma ihtimali yüksek olduğundan doğacak çocuğa kimin örnek model olabileceği de başka bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

İleride bizde de ‘zihinsel engelliler köyü’ gibi özel yaşam alanları oluşturulursa kısırlaştırmak kaydıyla zihinsel engelli bireyler evlendirilebilir” şeklinde görüşlerini belirtiyordu.

Kalın sağlıcakla.

26.05.2016

 

Gürbüz Battal