Gürbüz BATTAL

Tarih: 21.05.2015 15:57

5. Sınıfta İngilizce

Facebook Twitter Linked-in

Milli Eğitim Bakanlığı, yıllardır eğitimle oynamasına rağmen kalıcı bir sistem oturtamadı.

Öyle ki iktidardan iktidara, bakandan bakana eğitim sistemiyle çok oynandı. Deyim yerindeyse Milli Eğitim, yolgeçen hanına döndü.

Geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan açıklamaya göre dil problemini çözmek için 5. sınıfların müfredatına 22 saat İngilizce dersi konacak.

35 saatlik haftalık ders sayısının 22 saati İngilizceye, kaşan 6 saati ise Türkçe’ye ayrılacak

Yeni program önce özel okullarda uygulanacak

Öğrencilerin 5. sınıfta göremedikleri Matematik, Türkçe, Fen ve Teknoloji dersleri 6. 7.  8. sınıflara eklenecek,

Bu amaçla bakanlıkta,  yabancı dile ağırlık veren müfredat çalışmaları yapılıyor

Ben de 42 yılını eğitime vermiş bir eğitimci olarak öncelikle şunu belirtmeliyim ki yabancı dil, o dilin konuşulduğu ülkede öğrenilir.

Buna rağmen diyelim ki biz 5. Sınıflara mükemmel bir İngilizce öğrettik. Öğrenciler bu dili çoğu Türkçenin bile doğru dürüst konuşulamadığı evlerde mi geliştirecek.

Kaldı ki yapılan hesaplamalara göre İngilizce alanında 16 bin öğretmen açığı var.

İlköğretmen okulları müfredatında yabancı dil olmadığı için yabancı dil öğrenemedim.

Yabancı dil bilmemeyi bir eksiklik olarak gördüğüm için geçmiş yıllarda İngilizce öğrenmek amacıyla devlet eliyle verilen İngilizce kurslarından birine katıldım.

İlk günden başlayarak İngilizce öğrenmek için boşluk doldurmaca oynadık. Kurs hocasına konuşma kalıplarıyla çalışmamızın İngilizceyi daha kolay öğrenmemizi sağlayacağını söyledim.

Hoca ise, müfredatın böyle olduğunu, müfredata uygun kurs çalışması yapacağını, müfredat dışına çıkamayacağını söyledi.

Sonuçta “sıfıra sıfır, elde var sıfır” özdeyişini gerçekleştirdik ve hiçbir şey öğrenemedik.

Gençlerimiz de yıllarca okullarda İngilizce dersi aldı. Aldı almasına da bunca çabalarına karşın onlara İngilizce öğrettiğimizi sanarak hiçbir şey öğretmedik. . “Yes”, “No” gibi 3-5 kalıbı ancak ezberletebildik.

Çocuğu olanlar iyi bilir ki çocuk doğduğu andan başlayarak bir iki yıl sadece dinler. Dinledikleriyle önce tek kelimelik cümlelerle derdini anlatmaya çalışır.

Zaman içerisinde kullandığı cümlelerdeki kelime sayısı çoğalır. Okula gittiğinde ise konuştuğu dilin kurallarını seviyesine uygun olarak öğrenmeye başlar.

Dil öğretiminde bu kural kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Dil öğretiminde çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimi ne kadar dikkate alındı bilemiyorum.

İngilizce öğretme adına öğrencilerin yılları heba edildi. Kalıp ve kural cenderesinde iyice ezildi. İngilizce öğretmek için yanlış metotlar uygulandı.

İlk açıldıkları yıllarda Anadolu liseleri ve kolejlerde en az bir yıl hazırlık sınıflarında İngilizce öğretilir, derslerin çoğu İngilizce okutulurdu. İlk açıldıkları yıllarda bu okulları okuyanlar İngilizceyi öğrendi.

Sonra kirli bir el bu sistemi ustalıkla bozduğu gibi bu okulların özelliğini de bitirdi. Tüm liseler Anadolu Lisesi oldu.

Öncelikle Milli Eğitim Talim ve Terbiye Kurulu yabancı dil öğretiminde yaşanan aksaklıkları bilimsel şekilde tespit edip gerekli program ve yöntem değişiklikleri yapmalıdır.

İkinci olarak çoğu eğitimcinin üzerinde durduğu gibi okullarda İngilizcenin kaldırılıp İngilizce öğrenme üniteleri, istasyonları veya okulları açılmalıdır. Bu üniteler, istasyonlar veya okullar her türlü araç ve gereçle donatılarak her birisi yabancı dil öğreten laboratuarlara çevrilmelidir. Gerçekten İngilizce öğrenmek isteyenler ise bu birimlere devam etmelidir.

Böylece bu sistemle öğrenciler İngilizceyi şakır şakır konuşabilecek seviyeye gelebileceklerdir.

Yoksa yıllarca hiç bir şey öğretemediğimiz gençleri kurslara yönlendirip birer sertifika almaların sağlarız ki gençler, çoğu kurs adı altında soyulur.

Kalın sağlıcakla.

21.05.2015

Gürbüz Battal
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —