Gürbüz BATTAL

Tarih: 10.11.2014 16:18

Atatürk'ü Ezberletmek

Facebook Twitter Linked-in

 

Ölümünün76. yıldönümünde Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum.

Bugün, ölümünün 76. yıldönümü nedeniyle yapılacak törenlerde, açık oturumlarda, panellerde ve toplantılarda Atatürk hakkında çok şey yazılıp söylenecek.

Tüm bunları yazılı ve görsel medyada bolca izleyeceğiz.

Ben konuyu değişik bir açıdan ele almak istiyorum.

Dünyaya baktığımızda hiçbir millet devletini kuran kişi hakkında olumsuz söz söylemez ve hakarette bulunmaz.

Türkiye’de ise bu güzel vatanı bize armağan eden Atatürk hakkında, lehte ve aleyhte yazılıp çiziliyor, bolca eleştiriliyor. Bazen eleştirinin dozunun kaçtığı da oluyor.

Bu tür eleştiriler yapılırken Atatürk’ü yeni kuşaklara yeteri kadar öğretemedik de sadece ezberlettik mi sorusu aklıma geliyor.

Soruya verdiğim cevaplar karşısında sadece ezberlettik gibi geliyor bana.

Bunu örneklendirirsem konu daha iyi anlaşılacaktır sanırım.

Genelde tüm okullarda Atatürk tanıtılırken; “ Atatürk 1881 yılında Selanik’te pembe boyalı iki katlı bir evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, Annesi Zübeyde Hanım’dır. Makbule isminde bir kız kardeşi vardır…” şeklinde klişeleşmiş cümleler öğretilir.

Herhangi bir okula gidip de “Atatürk kimdir?” diye sorduğunuzda sınıfın yarısından fazlası boş gözlerle size bakar ya da sizinle göz göze gelmemeye çalışır. “Atatürk neler yaptı?” diye sorarsanız, hepsi bir ağızdan; “Yurdumuzu düşmanlardan kurtardı, Cumhuriyeti kurdu, devrimler yaptı” gibi cümleler kurarlar. Hele bir de “ Cumhuriyeti neden kurdu, Cumhuriyetin kurulmasına gerek var mıydı?” diye soruyu biraz zorlaştırırsanız yüksek sınıftaki öğrenciler de başını aşağı eğer, gözlerini sizden kaçırır.

Hiç unutmam, ortaokulda bir sosyal bilgiler öğretmenimiz vardı orta üçüncü sınıfa; “ Atatürk ne zaman Samsun’a çıktı, Cumhuriyeti ne zaman kurdu?” şeklinde sorular sorardı.

Bu öğretmenimiz, öğrenciler yüksek notlar aldıkları için kendisini başarılı sayardı.

Düşünüyorum da her fırsatta Atatürkçü olduğunu söyleme gereğini duyanların ve de Atatürkçü Düşünce Derneğini kuranların ve üyelerinin aklına Atatürk’ü ezberletmek yerine Atatürk’ü öğretmek için ‘şunları’ yapalım diye bir fikir geldi mi?

Milli Eğitim Bakanlığına, Atatürkçü Düşünce Derneklerine, her fırsatta Atatürkçü olduğunu söyleme gereği duyanlara diyorum ki el ele verin ve yeni kuşaklara Atatürk’ü öğretecek programlar ve yöntemler üzerinde çalışın.

Kalın sağlıcakla.                                                                 

10.11.2014

                                                                          

Gürbüz BATTAL

 

 
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —