Menü Van Haber, Doğu Rehberi Haber, Son Dakika Haberleri
Süleyman AKDOĞAN

Süleyman AKDOĞAN

Tarih: 20.06.2011 09:20

Birader! Mülteci Günün Kutlu Olsun

Facebook Twitter Linked-in

20 Haziran Dünya Mülteci günü dünya çapında, mültecilerin seslerini duyurmak için kutlanmaktadır. Bu gün her ne kadar kapitalizmin tüketimi artırma maksatlı uydurduğu diğer günlere benzemese de, başka günler kulaklarını bu meseleye kapatan dünya liderlerine ses duyurmak için önemli olsa gerek. Ben de dünya liderlerinin meseleye bu gün kulakları açılmışken şu küçücük köşemden bir ses vereyim dedim.
 
Mülteci; ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği korkusu ve endişesi taşıyan, bu sebeple ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen, iltica ettiği/sığındığı ülke tarafından endişeleri haklı bulunan yabancıdır. Yani, mülteci olmak istiyoranız sunduğunuz gerekçenin sığınmak istediğiniz ülke tarafından kabul görmesi şart. Kafana göre de mülteci olmak yok öyle.  
 
Şimdi, mültecilere ilişkin tarihi ve istatiksel  bilgilere bakalım.  İlk kez 1951 yılında uluslararası hukuk dilinde yerini alan “mülteci” kavramı o zaman öncesinde nasıl anılmaktaydı bilmem;  ama sonrasında dünya insafa gelip bu kimselerin varlığını anayasal olarak kabul eder. 1951 yılında toplam nüfusu 2,116,200. olan mülteciler çeyrek asır sonra 1976 yılında 3,757,700 olmuş 1991 yılında 17,022,000’i bulan bu sayı 2000 yılında 12,148,000 kadar gerilemiş ancak bugün 15,400,000 insan ülkesini terk etmek ve. 27, 500,000 milyon insan da kendi ülkesi içerisinde yer değiştirmek zorundadır.Bu rakamlar, bir tülü gelmek bilmeyen “Arap Baharı’ndan önce. İlk kırk ülke arasında ilk iki sıra Pakistan ve İran’ın. Diğer kırk ülke arasında Almanya, ABD, Çin, Fransa, Norveç, İsveç Kanada, İtalya, İspanya, Suriye gibi ülkeler   var. Listede istediğiniz türden ülke bulmak mümkün.
 
Birlemiş Milletler bu “Mülteciler Yüksek Komiserliği “ bile kurmuş olsa da, gönüllü ünlülere mülteci kamplarını ziyaret ettirerek mültecilerin sesi olmaya çalışsa da durumun iyiye gittiğini söylemek mümkün değil. Liderlerin meseleye yaklaşımı “ele verir talkını kendi yutar salkımı” türünden. İspanya başbakanı Zapatero’nun Tunuslu mültecilere olan hassasiyeti, Amerikan eski dışişleri bakanı Rice’ın 2005 yılında Filistinli mülteciler için önerisi, daha da eskilere gidersek Amerikan devlet başkanı Gerald Ford’un 1975 yılında Vietnam’lı mültecileri düşünmesi hatta bir mülteci çocuğunu kucağına alması gibi. Demem o ki, geçmişten bu güne dünyada mülteci meselesi devam etmekte ve yaklaşım hep aynı. Kendi söküğünü dikemeyen terzi misali.
 
Amacını tam da anlayamadığım Dünya İltica günü ilk kez 2001 yılında kutlanmış. Deniliyor ki, amaç bu kimselerin sesini duyurmak. Sesini duyuracağınız kimseler de cidden işin hiç de farkında değil. Hem bu önemli gün de dünya liderlerinin mesajları nasıl, ne içeriyor? Birader, dünya mülteci günün kutlu olsun mu diyorlar? Yoksa, kardeşlerim acınızı derinden paylaşıyoruz mu diyorlar?
 
Liderlerden bahsederken onlara sesleneceğimi yukarda söylemiştim. Sayın liderler, biz sizi gerçekten çok büyük biliyoruz. Bir şekilde aldığınız kararlarla bu gün dünyada 15,400,000 insanın mülteci olmasına sebepsiniz. Bu konunun çözümü için elinizden geleni yapıyorsanız Allah sizden razı olsun yok yapmıyorsanız şu “mülteci” gününde keşke dünyada ben de “mülteci” olsam diyeceğiniz güne bir gün daha yaklaştınız.  Allah kimseyi evinden barkından etmesin. Allah bütün mültecilerin yardımcısı olsun.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —