Naif KARABATAK

Tarih: 07.04.2014 23:09

Bu koyunlar ne kadar zeki!

Facebook Twitter Linked-in

İnsanları tanımak için çeşitli ilişkilerin olması gerekir. Çoğunu biliyorsunuz; yolculuk yapacaksın, alışveriş edeceksin, aynı mekanı paylaşacaksın.. Başka da var elbet ama bir de seçimler var…

Ancak seçimlerde tümden insanları değil, daha çok siyasileri ve “siyasi dehaları” tanıyabilirsiniz.

Seçim öncesi ve seçim sonrasına göre halka bakış değişir.

Eğer “kendi partisine çoğunlukla” destek verilmişse o halktan daha cici, daha demokrat, daha anlayışlı, daha zeki, daha müstesna bir millet yoktur.

Ama eğer verilmemişse zaten layık olduğu idareyle idare olunurlar…

Sonra kendi partisine oy veren halkı çok seven ama kendi partisini iktidar etmeyen halka hakaret edenler…

Bidon kafalı insanlardır halkın çoğunluğu…

Koyun sürüsüdür; hatta bazılarına göre çok daha “ağır” benzetmelere sahiptir bu halk…

Yüzde 60’ı aptaldır belki, Aziz Nesin öyle buyurmuştu…

Nasılsanız öyle idare olunursunuz” hadis-i şerifini “layık olduğunuz şekilde” diye değerlendirenlerin hepsi “o layık olma, bizim partinin iktidarıyla mümkündür” diye inanırlar…

Ama zaten siz bütün bunları biliyorsunuz…

Hatta siz, “çobanın oyuyla, kendisinin oyunu eşit görmeyenleri” de tanıyorsunuz.

O nedenle çobana bir oy, Aysun Kayacı’ya bir oy, yakışmıyor.

Kemalistlerin oyunun fazla olmasını isteyenler de var; her Atatürkçü en az bin oy kullanmalı…

Her laik, biner oy atmalı sandığa…

Bütün ulusalcılar sandıkları doldurmalı…

Bütün zenginler çokça oy atıp, yoksullara geçit vermemeli…

Sanatçılar, yazarlar, medya sektörünün önde gelenleri de binlerce oyu sandığa atmalı…

Sonra CHP’nin oy yüzdesi, “artı” olarak hesaplanmalı. Mesela yüzde 25 alırsa, yüzde elli de “Atatürk’ün kurduğu parti” olduğundan hanesine dâhil edilmeli…

Gerisi de diğerlerine…

Hatta sandıklarda “sonuçlara itiraz edin ki, şaibe olduğu fikri yerleşsin” anlayışını hiç değiştirmeden devam ettirmeli.

Başka türlü olmuyor.

Yoksa bu cahil halk, CHP’yi iktidar etmiyor; laikler geride kalıyor, Kemalistler itibar görmüyor, ulusalcıların yüzüne bakan kalmıyor…

***

Bütün bunları dinlediğinizde halkın ne kadar cahil, ne kadar aptal ve ne kadar koyun sürüsü olduğuna inanabilirsiniz…

Ama sonra seçim analizlerine takılırsınız…

Uzmanlar çıkar birer birer; hepsi bir birinden deha…

Sandığın verdiği mesajı aktarırlar izleyicilerine, okurlarına, dinleyicilerine…

Vatandaş çok ince elemiş, çok sık dokumuştur; huzura oy vermiştir mesela…

Yeni anaysa konusunda mesajı vardır, “ayağını denk al” dediği yer, “kavga istemiyoruz” dediği yer vardır.

Her konuda mesaj vermiştir bu halk…

İktidara güvenimiz tam ama..” diye ardı ardına mesajları iletmiştir…

Sonra muhalefete çeki düzen veren mesajları sıralamıştır.

Tek tek hangi partiye, hangi lidere ve hangi adaya nasıl bir mesaj verildiği sandıkta bellidir.

Sandık açılınca, ortaya mesajlar çıkar.

Çünkü halk, basiretiyle, bilgisiyle, birikimiyle, eğitimiyle, dehasıyla nasıl bir mesaj vereceğini iyi bilmektedir.

Hatta sadece siyasilere ve partilere değil, paralel yapılara, derin devlete, terör örgütlerine, ağalara, şeyhlere, medya patronlarına, para babalarına da farklı farklı ama ince ince ama dokunaklı dokunaklı mesajlarını vermiştir.

Eee bu halkla “koyun olan halk” farklı mı?

Siz hangi ülkenin halkının mesajını okuyorsunuz?

Türkiye’de yaşayan, farklı bölgelerde hayatını sürdüren, farklı kültürde olan, farklı inanç ve mezhebe mensup, farklı yaşam tarzlarıyla bir bütün olan halktan bahsetmiyor musunuz?

O zaman “koyun olan” halk kim?

Yüzde 60 aptalsa, yüzde 40’ın mesajını mı okuyorsunuz?

O kadar zeki olduklarına göre neden aptallar kadar iktidar olamıyorlar?

Bu kadar mesajı verecek dehaya sahip olan halka “bidon kafalı” diyen kim?

Göbeğini kaşıyan adam, her kaşımada zekâ mı fışkırtıyor?

Hayır, aslında bu ülkede yaşamayan ve bu ülkenin insanını anlamayan sizlersiniz.

Halk, tek tek bir araya gelip, “hadi bakalım, mesaj vereceğiz” demez…

Size bakar, yaşananları değerlendirir, yaşam tarzındaki iyileştirmeleri hesaplar ve sonra da ortadaki tabloda kendisine en uygunu ve dayatmaya en karşı geleni destekler…

Halk, kendi yanında olana oy verir, karşısındakine değil.

Bunun için inanların bir araya gelip, akşam karar alıp, sabah oy kullanması ve mesajları biriktirmesi söz konusu değildir.

Halkı tanıdığınızda, kime ve niçin oy vereceğini bilir.

Ne sizin yönlendirmeniz, ne kasetleriniz, ne tapeleriniz, ne iftiralarınız sökmez.

Doğruyla yanlışın ayrımına varacak insanlarıdır; sizin küçümsediğiniz, koyun gördüğünüz, aptal sandığınız insanlar…

Sizin kimlerle ilişkiye girdiğinizi, hangi adımı neden attığınızı ve nasıl bir iftirayla, nasıl bir kazanç peşinde olduğunuzu iyi bilir.

Bunun için tahsile, koca koca makamlara, bankadaki hesabının şişkinliğine gerek yoktur.

Sadece ferasetli olması yetiyor ve bu feraset, toplumda yeterince var ve sizin bir türlü anlayamadığınız da bu…

 

Tweetimden seçmeler

Aysun Kayacı duysun! Çobanlarımız artık sertifikalı. Senin oyunla, çobanın oyunu yeniden değerlendir :):)

www.naifkarabatak.net


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —