Süleyman AKDOĞAN
Tarih: 01.12.2012 11:57
Fakirlik ve Önlük
Fakirlik ve Önlük
Sen ne güçlü bir şeymişsin be fakirlik.
Adam hırsızlık yapar sen, sebep sensin
Kaçakçılık yapar sebep sen. Ne yapalım “tek” geçim kaynağımız denir.
Kadın hayat kadını olur, senin gözün kör olsun.
Adam kadın pazarlar, ne yapsın başka çare mi var. Fakirlik işte.
Biri siyaset yapar, hesap da sen varsın (!). Dert seni yok etmek (!).
Dershaneleri kaldıralım mı der biri. Görmüyor musunuz, fakirler var der öbürü.
Üniformaları kaldıralım, bir renklilik olsun der, diğeri fakirlik iyice gün yüzüne çıkar olmaz der.
Şimdi, bu fakir der ki: Beyler, fakirlik kaleniz düşmek üzere. Ardına saklananları kamufle edemez halde ...
Önlük
Fakirlikten de güçlüymüş.
1930 Fransız solunun sınıf farkını bir nebze kapamak için icat ettiği önlük.
Türkiye’ye gelmek için altı yıl bekler.
1936’dan bu güne nice yoklukları örttü (!) , kim bilir.
Bu gün biri ben bu önlüğü kaldırıyorum arkadaş dedi. Diğeri, yapma yoksulluk belli olur dedi.
Ben üniformayı kaldırmak isteyen olsam:
Madem, bu iş bu kadar kolay. “Alın herkese bir önlük, kapansın bütün yokluk”, derim.
Tam mesele kapandı derken,
Diğeri ” hop , mesele bu kadar basit mi önlük, disiplini , otoriteyi de sağlar. Önlük olmasa, bu çocukları bu kadar saygılı (!) yapamazdık. “
Biz, bu hamleyle, önlük kalkmasın mı acaba diye düşünürken, bambaşka biri “önlük kalksın” arkadaş. Önlük doğru disiplini sağlıyor, madem kalkacak disiplin de sağlanamayacak, o zaman okulların da bir anlamı kalmıyor. Ancak, malum “eğitim şart” çocukları mutlaka eğitmemiz lazım. “Okullar kapansın, dershaneler kalsın” der.
Önlüğe “güçlü” demiştim.
Az demişim, sayesinde bu ülkede fakirleri düşünenler olduğunu ( !) öğrendik. Bir de herkesin bir hesabı olduğunu öğrendik:
Sahibi bizim hesabımız ne?
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —