Naif KARABATAK
Tarih: 18.04.2011 13:22
Kemal Beyin Hayal Edemeyeceği Hedefler
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aylardır sır gibi sakladığı seçim beyannamesini nihayet açıkladı. Beyannamede “yoksullara 600 lira maaş vereceğiz” gibi, ya da daha önce alıştığımız “iki anahtar” vaadi, “yol, su, elektrik, telefon, internet, kanalizasyon” gibi çok gerilerde kalan hizmetlerin geleceğine ilişkin sözler yoktu.
Yatırım da yoktu, hayali paracıkların havada uçuşması da…
Başbakan, 2011’i değil, 2013’ü de değil, 2023’ü hedefleyerek ülkenin daha iyi yere gelmesi için komple yapılacak şeylerden bahsetmişti…
AK Partinin 2023 hedeflerine geleceğim ama önce ilk tepkiye bakalım…
***
CHP Genel Başkanı Kemal Bey “Programda galiba insan unutulmuş” demiş…
Hangi hizmetlerin kimler için olduğunu anlayacak kapasiteden yoksun olunca, insanlar için başka şeyler beklersiniz…
Kemal beyin televizyonlarda yayınlanan bir tanıtım reklamı var…
Başından sonuna “Ben” diye hitap eden bir anlatım…
“Ben Kürt Türk ayrımı yapmam, ben zengin fakir ayrımında bulunmam” diye hep “ben” odaklı bir tanıtım…
CHP’yi “ben”den ibaret sanınca, “Benim adım Kemal, yaparım diyorsam yaparım”dan öteye gitmiyor…
Hani AK Partiyi “tek adamlıkla” suçluyor ya…
CHP’de “ben” sorunu var galiba…
***
Neyse, hizmetlerin insan için olduğunu bilmeyen Kemal beyi bir yana bırakıp, AK Parti’nin 2023 hedeflerinin gerçekçi mi, hayalci mi, seçim vaadinden öteye gitmeyen şeyler mi diye bakalım…
Bir de bakalım odağında insan var mı?
İlki “ileri demokrasi”
Sanırım Kemal beye göre demokrasinin ilerisi insanlar için değil…
İkincisi “büyük ekonomi”
Bu da Kemal beye göre insanlar için olmayanından…
Üçüncüsü “güçlü toplum”
Toplumdan kopuk olduğuna göre Kemal Bey, toplumun içinde “insanı” görememiş olabilir veya “güçlü” ifadesinin manasını bilemeyebilir…
Dördüncüsü “yaşanabilir çevre ve yaşanabilir şehirler”
Bunda da “yaşayanlar insan” olamayacağından Kemal Bey insanları görememiş…
Beşincisi ve sonuncusu ise “lider ülke”
Bunda da ülkenin lider olmasından olumlu olumsuz etkileneceklerin insan olamayacağını düşünen Kemal Bey, insanın unutulduğunu söylemiş…
***
Bütün bunların gerçekleşmesi için alt başlıklar da var…
Anayasa değişecek, kısa, öz ama sivil ve özgürlükçü olacak, insan odaklı olacak…
Mesela hep şikâyetçi olduğumuz uzun yargılamalar sona erecek, yargılamaların hızlandırılması için tedbirler alınacak…
Kişi başına gelirin 25 bin dolara çıkması hedefleniyor…
Evlenenlerin yuva kurması için TOKİ aracılığıyla aylık 100 TL taksitle ev sahibi olmaları sağlanıyor. TOKİ’nin bugüne kadar yaptıklarıyla da bunun “hayal” olmadığı anlaşılıyor…
Kürt sorununun tarihe karışacağı söyleniyor. Demokratik açılım uygulanmaya başladıkça bu tür “ayrılıkçı” sorunların tümden biteceği zaten tahmin ediliyor…
AB’ye tam üyelik hedefinin devam edeceği söyleniyor. Bunun devam etmesi demek, daha ileri bir demokrasi demek, darbesiz, dayatmasız, karanlık güçlerden arınmış bir yönetim anlayışı da demektir.
Türk uçağı üretileceği de söyleniyor ki, bugüne kadar “olabileceği” ni gösteren çok gelişme var…
Dev hastaneler, ucuz konutlar ve daha neler neler…
İstanbul’a iki yeni kent kurularak, daha kolay yönetim anlayışı ortaya konuyor…
Peki, neden 2011 değil, 2012 değil, 2015 değil de 2023?
Yoksa AK Parti 2023’e kadar iktidarda mı kalacak?
Elbette bazılarında bu korku da var…
İktidarda kimin kalıp kalmaması çok önemli değil aslında…
Demokrasi rayına oturunca, kurum ve kuruluşlar görevini yapınca, “ülkenin sahibi benim” deyip, dilediği zaman müdahale edenler asli görevine dönünce, iktidarda kimin olması, sadece o dönem için “farklılık” deneceğimiz şeyleri uygulamasını sağlar…
Yani o zaman Kemal bey de iktidar da olsa (çok zor ya neyse) hiçbir şey değişmeyecek, her şey normal seyrinde devam edecek…
2023 ise Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşunun 100’üncü yıldönümü…
Atatürkçü ve laik olduğunu iki de bir söyleme gereği duyanlarca değil, gerçekten bu ülkeyi seven insanlarca cumhuriyetin 100’üncü yıldönümünde “muasır medeniyet” seviyesinin yakalanması arzulanıyor…
Üstelik bu arzu hayalden de öte bir şey…
Yeter ki, hedefinizde insan olsun, insan odaklı bir yönetim anlayışına sahip olun…
Ve hangi partili olursanız olun…
Yeter ki yaratılanı, yaratandan ötürü sevin…
Yapılmayacak hiçbir şey yoktur…
Bütün bunlar gerçekleşir mi bilinmez ama Kemal beyin hayal dahi edemeyeceğini kesinlikle söyleyebilirim…
O’nun hayalinde Silivri var; avukatı olduklarını nasıl aday edip, milletvekili seçtirerek dokunulmazlık zırhıyla kaplatacak…
Kemal bey bunları düşünüyor…
Naif Karabatak
18 Nisan 2011
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —