Menü Van Haber, Doğu Rehberi Haber, Son Dakika Haberleri
Süleyman AKDOĞAN

Süleyman AKDOĞAN

Tarih: 18.03.2013 17:20

Küfür etme, HAKKI!

Facebook Twitter Linked-in


İnsan hakları kavramı , daha da öncesi var ancak kayıtlar itibariyle Kiros Silindiri , Asoka Fermanı, Medine Sözleşmesi, Magna Carta,  Cenevre sözleşmeleri ,  İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi gibi bilinen birçok yazılı metnin konusu olmuştur. Ancak, haklı hakkına bir türlü ulaşamamıştır. 
 
İnsan, haksızlığa uğradığını düşündüğü bir çok konuda hak arayışı içine girmiş, bunun sonucunda  alfabetik sıra gözetilerek yapılan aşağıdaki haklar  bu gün Sivil Toplum Örgütlerince aranmaktadır.
 
Babalık hakları,
Bireysel hakları,
Çocuk hakları,
Devredilemez haklar,
Doğal haklar,
Erkek hakları,
Eş cinsel hakları,
Gençlik hakları,
Grup hakları,
Hayvan hakları,
İnsan hakları,
İşçi hakları,
Kadın hakları,
Kişilik hakları,
Kolektif haklar,
Negatif ve pozitif haklar,
Sivil haklar,
Sosyal haklar,
Tüketici hakları,
Yasal haklar,
 
 
 
Ee bu kadar hak olunca, bir dönem  “Hakkı’mı arıyorum, Hakkı’nın karısı” diye bir espri yapılır hale geldi. Dahası, hak arama adeta bir trend haline geldi ve şimdi her geçen gün yeni bir hak formatıyla karşılaşıyoruz.
 
Susma hakkı,
İstediğini yapma hakkı,
Hakaret etme hakkı,
Küfür edebilme hakkı,
 
Şu son hak (!) ile ilgili bir parantez açalım. Bu bir blogda bir makaleye başlık olarak atılmış. Bloğun yazarı “eyleme dökülmediği sürece …” kalıbını bir saçmalık olarak görmekle beraber, içinden küfür etmediği kimse kalmayan birinin  bunu açığa vurmamasını “ikiyüzlülük” olarak değerlendirir.  Dileyenin dileğine istediği gibi hakaret etmesini tavsiye ederken bunun bir “iftira” olmaması konusunda  uyarı yapmaktadır. Yazar kendisinin de  küfre maruz kalmadığı bir günün olmadığını da belirterek bu güzide (!) fikrini haklı çıkarma çabasındadır.
 
İşin tuhaf yanı yaklaşık 20000 kişi tarafından okunan yazıya da kimsenin tepki koymaması. 
 
Şunu biliyorum, herkese yaptığı süslü gösterilmiş ve herkes yaptığını doğru kabul ederek bir yola koyuluyor. Hak olsun ya da olmasın hak adı altında çıkılan her yol destekçisini buluyor.    Peki kime karşı hak arıyoruz? Tabii ki birbirimize.  Senin hak dediğin bana da kendi hakkımı hatırlatıyor, belki bundan bir dizi haksızlıklar doğuyor. Yazımı yorumlarınıza bırakırken, şu blog yazarının  başlığı “olasılık mı, yetenek mi” olduğunu anlamadığım yazısına emir kipinde rica ederek yanıt veriyorum. Lütfen , Küfür etme, HAKKI … Aman, Zıvanadan Çıkma, HAKKI.
 
Bu da son cümlemiz olsun: Kişi tabii ki hakkını aramalı ancak aradığı  da “hak” olmalı. 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —