Menü Van Haber, Doğu Rehberi Haber, Son Dakika Haberleri
Ebru TEZEL

Ebru TEZEL

Tarih: 29.09.2010 09:36

Medya, patronların mı toplumun mu?

Facebook Twitter Linked-in

Bekir Coşkun geçtiğimiz günlerde işten çıkarılmıştı. Bekir Coşkun'un Haber Türk gazetesinde işten çıkarılmasıyla neredeyse medyamızda kıyametler koptu. Sanırsınız ki bu ülkede ilk defa birisi işten çıkarılıyor.

Elbet hiç kimsenin işten çıkarılmasına sevinemeyiz. Bir kere vicdanımız el vermez, insanlığımıza sığmaz.

Bakın 'vicdan' diyorum, 'insanlık' diyorum. Bizim medyamızın sadece Bekir Coşkun'un işten çıkarıldığında hatırladığı şey. Medya derken kimleri kastettiğimi anlamışsınızdır eminim.

Başıma bir iş gelmeyecekse itiraf edeyim ki Bekir Coşkun'un işten çıkarılmasına üzülmediğimi de söylemek istiyorum. Bunun için kendimce haklı sebeplerim var.

Yaşadığımız son dünya krizini biliyorsunuz. Hani Türkiye bu krizi gerçekten teğet geçti ya. Ama gel gör ki gene bir takım medya kriz çığırtkanlığı yapmaktan geri durmadı. Bildiğin bir kriz ortamı yaratmaya çalıştılar yalan yanlış haberlerle. İşte tam da o zamanlar kriz bahanesiyle durduk yerde haksız yere işten çıkarılan binlerce insan vardı. Bunlardan bir kaçı benim arkadaşımdı üstelik. Ve bunu yapanlar Türkiye'nin en büyük patronlarıydı. İnsanların ellerine üç kuruş tazminatlarını verip evlerine göndermekte hiç sakınca görmediler. Tabi tazminat alanlar şanslıydı bazıları kocaman bir sıfır ile hayata yeniden başladı.

Şimdi soruyorum size Bekir Coşkun'un işten çıkarılmasına yaygarayı basanlar, binlerce kişi haksızlığa uğradığı zaman ne yapmaktaydı? Neden bu insanlar için köşelerinde yer ayırmadılar?

Bu sorunun cevabını sevgili Eser Karakaş hocam çok güzel vermiş:'OYSA ülkemizde yakın bir geçmişte bir 27 Nisan kepazeliği (demokratik hukuk devletine açık saldırı) yaşandı, ama bugün Sayın Başbakan’ın eleştirdiği köşe yazarlarının bir bölümü bu rezil muhtıra karşısında ya yandaş tavır koydular ya da hiç tavır koyamadılar.'

Medya, hükümetin ekonomiyi kıvıramadığından kriz batağına sürüklendiğimizi, Atatürk ilke ve inkılâplarına ters düştüğü için 27 Nisan muhtırasının bile meşru olabileceğini yazarken, gözlerini hükümete dikip açık ararken, sağında solunda olup bitenlerden haberdar olabilir mi, bu mümkün müdür?

Elbet iktidar eleştirilir, eleştirilmelidir de. Gerektiğinde muhalif olunmalıdır. Ama benim ricam artık şu at gözlüklerinizi çıkarın. Muhalefet edeyim derken çevrenizde olup biten haksızlıkları görmezden gelirseniz, ettiğiniz eleştirinin bir kıymeti kalır mı? Benim gözümde kalmaz.

İşten haksız yere çıkarılan kişilerin var olduğunu yalnızca kendilerinden birinin başına geldiğinde hatırlayanlar, acaba vicdan muhasebesi yapıyorlar mıdır? Hiç sanmam.

Medyaya sadece kendisini düşünmekten vazgeçip, kendisi için çalıştırdığı algıyı toplum için de çalıştırmasını tavsiye ediyorum.


Doğu Rehberi Facebook'ta takip etme için TIKLAYIN

Doğu Rehberi Twitter'da takip etmek için TIKLAYIN

Doğu Rehberi FriendFeed'te takip etmek için TIKLAYIN



Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —