Son bir yıl içerisinde Türkiye’de iç politika alanında farklı gelişmeler meydana geliyor… Her biri ayrı tahlil ve analiz gerektiren gelişmelerden sadece bir tanesine ışık tutmak istiyorum. Neredeyse her gün Türkiye gündemini meşgul eden, Milli Görüş geleneğindeki Saadet Partisi ve Numan Kurtulmuş ile ilgili gelişmelerde, derin güçlerin ayak izlerini görmemek mümkün değil.
Kendi seyrinde yoluna devam eden Numan Kurtulmuş liderliğindeki Saadet Partisi, Türk siyasi hayatında güven adacığı haline dönüşmeye başlamıştı. Ancak bir süre önce yapılan genel kurulda ve sonrasında gizli eller Saadet Partisi’ni huzursuzluk merkezi, Lideri Numan Kurtulmuş’u da huzursuzluk kaynağı olarak Türkiye gündemine taşıdı.
Derin güçler Numan Kurtulmuş’tan ne istediler de Saadet Partisi’ni karıştırdılar? Gelin hep birlikte hafızamızı güncelleyerek bu sorunun yanıtını bulmaya çalışalım…
AK Parti Hükümeti’nin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’in AK Parti’yle yollarını ayırma süreci ile derin yapı tarafından yeni başlatılan toplum mühendisliği projesinin ayak seslerini o zaman fark etmiştik.
Türkiye’deki sağduyunun önemli temsilcilerinden Muhsin Yazıcıoğlu’nun derin güçler tarafından öldürülmesi ile teslim alınamayanların yok edildiğini de gördük.
Büyük Birlik Partisi’ni ve Alperen Ocakları’nı kullanmak isteyen derin güçlere geçit vermeyen Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, kararlı duruşunun bedelini canıyla ödemişti.
Yazıcıoğlu’nu bertaraf eden derin güçler, bu kez topluma güven ve huzur veren Saadet Partisi’nin yeni Lideri Numan Kurtulmuş’a yöneldi.
Aklıselim devlet güçlerine, Numan Kurtulmuş’un hayatını çok iyi korumaları gerektiği uyarısında bulunmadan geçemeyeceğim.
Solcu -Milliyetçi CHP ile Milliyetçi-Solcu MHP’den yıllardır bir sonuç alamayan derin güçler, AK Parti içinde önemli isimlerden olan Abdüllatif Şener ile AK Parti’yi bölüp Erdoğan’a karşı mücadele etmeyi denedi. Derin yapı tarafından, Şener öncülüğünde AK Parti’nin bölünmesiyle organize edilecek yeni oluşum güya merkez sağı toparlayacaktı.
Ancak etkili çıkışlar yapamayan, geniş halk kitlelerini etkileyemeyen, insiyatifi elinden alınmış Şener’in kamuoyundaki karşılığı, Erdoğan liderliğindeki AK Parti karşısında çok cılız kaldı.
Fazilet Partisi’nden AK Partiye, oradan derin güçlere yanaşan ve siyasette ıskartaya ayrılmak üzere olan Abdüllatif Şener, acaba ortada kalmamak için mi, yoksa derin güçlerin Truva atı olarak mı daha önce terk ettiği Erbakan’a yanaşmaya çalışıyor?
Mustafa Sarıgül ile solu şekillendirmek isteyen derin yapı, Sarıgül’ü yerine oturtup Kılıçdaroğlu ile yoluna devam etti. Ancak derin yapının Kılıçdaroğlu’ndan umduğunu bulduğunu söylemek, gerçekleri inkâr etmek olur.
MHP politikalarını Devlet Bahçeli ile kontrol eden, Demokrat Parti’yi Hüsamettin Cindoruk’a, CHP’yi Kemal Kılıçdaroğlu’na bağlayan, Mustafa Sarıgül’ü yerine oturtan, Abdüllatif Şener’i ıskartaya ayırmak üzere olan ve Muhsin Yazıcıoğlu’nu yok eden derin güçlerin siyasi arenadaki mühendislik projesini uygulamak istediği yeni alan, Numan Kurtulmuş liderliğindeki Saadet Partisi oldu.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan himayesindeki Saadet Partisi, Numan Kurtulmuş liderliğinde yoluna devam ederek derin güçlerin oyununu boşa mı çıkaracak, yoksa oyunun bir parçası haline mi dönüşecek?
Yazının ikinci bölümü
Kurtulmuş derin güçlerin manvelası olur mu?
Doğu Rehberi Facebook'ta takip etme için TIKLAYIN
Doğu Rehberi Twitter'da takip etmek için TIKLAYIN
Doğu Rehberi FriendFeed'te takip etmek için TIKLAYIN