Hicran ŞENEL
Tarih: 13.07.2011 23:42
Seyret Dünya ve Kendinden Utan!
Yine her zaman ki gibi seyret! Tarih tekerrürden ibarettir yine masum canlar yansın, yine dünyadan habersiz ama işgalin acımasızlığın ne olduğunu iyi bilen çocuklar parçalansın ve yine dünya seyretsin. Şahadet parmağıyla şahadet getirerek şehit olan müslümanı canlı seyret, kolu bacağı kopmuş çocukları seyret, çaresizlik içinde sağa sola koşuşturan anaları seyret!!!
Yıllardır yazılan çizilen bu yazıları oku ve yine seyret, en duyarlımızın bile sadece gözyaşı döküp dua etmekle yetindiği bu dünyanın neden sadece Müslümanlara zehir olduğunu seyret!
Ağla dünya! Bu zulme sadece ağlasak bile bir avuç zalimi gözyaşlarımızla boğacağımızı bile bile seyret ve Filistin’e değil kendi haline, kaybolan insanlığına ağla. Ağlayamıyorsan da dökülemeyen gözyaşlarından utan!
Yaşa dünya! Her geçen gün mazlumun göklere yükselen feryatları altında duyarsızca yaşamak, sana ne kadar yakışıyorsa o kadar yaşa! O feryatları boğan kahkahalar eşliğinde gülüp eğleneceksen ve bu rezalete ne kadar yakışıyorsan o kadar eğlen!
Doğan her yeni gün Müslümanlara zehir olurken, özenti burjuva kutlamalarıyla yeni yıla nerede hangi kutlamada girerimin ince hesaplarını yaparak kendine yakışanı yap dünya! Umurunda olmasın Siyonist zulmünün acımasızlığı, umurunda olmasın ezeli dostlarının duyarsızlığının daniskası, ikiyüzlü şeddeli münafıklığı!
Anla dünya! Yaşamak bu değil. Yaşamak başkalarının gözyaşlarından, kanlarından şerbetler yaparak kadeh tokuşturmak değil. Yaşamak, dünyayı evindeki savaroski taşlarla bezenmiş televizyonlarda seyredip, kuş tüyü yastıklara baş koyup, lüksün vazgeçilmezi olan evlerinde en pahalı ibadet köşeleri dizayn ettirerek, geceleri yatağına uzandığında son sistem uygulamalarla Kâbe manzaralarıyla uyuyup uyanıp cennete gireceğini sanmak hiç değil! Kalbimizin ve vicdanımızın bu gereksiz özentiler arasında sıkışıp kalması da değil.
Üç beş kendini bilmezin estirdiği furya ve yeni türeyen panpiş, panpa sürülerinin arsız hayâsız salyalarında boğulan ve kurtuluşun edepsizlere edep dersi vermekle olacağına inanan insanlığımız; ne zaman gelecek kendine ve ne zaman DUR diyecek bu insanı çaresizliğe iten duyarsızlığına?
Bizi yıkanın yine biz olduğumuzu anla ve uyan! Ne zaman ki bölünüp ufak lokmalıklar haline geldik o zaman kıyametimizin koptuğu andı, biz hala nedense bölünmeye daha ufak olmaya özenle! devam etme!
Ve şimdi sorgula dünya! Bu zulmü sorgula, başkaları için ağlamayı unutmuş gözlerinle, hayır için konuşmayı unutmuş dilinle, daha doğrusu ben’lik ile biz’lik arasından sıkışıp kalmış vicdanınla sorgula! Kim neden hak eder bu zulmü, bu duyarsızlığımız aynı zulümden bizi de kurtarır mı sorgula! Eğer bunu da yapamıyorsak;
Yıkıl dünya! Bu ezilmişlikle, bu duyarsızlıkla, bu vefasızlıkla yaşamaktansa yıkıl! Bu acılar da bitsin! İnsan gibi yaşayamıyorsak, insanlığı kendimize yakıştıramıyorsak, anlayamıyorsak, ağlayamıyorsak sorgulayamıyorsak ve bu ahir zamanda hala dünyaya kazık çakacağımızı zannediyorsak yıkıl gitsin!
Vesselam
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —