Süleyman AKDOĞAN

Tarih: 01.05.2014 23:55

Sizi izlemiş olabilirler

Facebook Twitter Linked-in

Bazen benzer olaylar arda arda gelişir. Tren kazası, uçak kaçırılması, depremler, kadına şiddet, cinayetler, çocuk kaçırmalar. Ve siz bu günlerde ne kadar da bu olaylardan oluyor diye düşünürsünüz. Ben de sizler gibi düşünüyorum. Zihnim doğal afetler ve kaza gibi hadiselere bir yanıt veremezken, diğerleri için sürekli suçlu arıyor. Eğitim sistemini eleştiriyorum, dersleri, okulları kafamdan geçiriyorum. Kahvedeki insan muhabbetlerini düşünüyorum, günlük yazılan çizilenlere bakıyorum, haberleri okuyorum.

Eğitim sistemi tabii ki farklı noklarda sıkıntılı, bunu zaman zaman belirtiyorum. Belki, bu olaylar oradaki sıkıntıların dolaylı yansımaları olabilir diye düşünüyorum. Malesef, okullar manevi duyguları öğrencilere vermekten çok uzak.

Ancak, şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki hiçbir okulda hiçbir suç hiçbir öğretmen tarafınfan detaylarıyla anlatılmaz, anlatılamaz. Düşünsenize bir öğretmen ilkokul seviyesindeki çocuklara bir cinayeti detaylarıyla anlatıyor, tahmin ediyorum öğretmenin meslek hayatı bir ay bile sürmez, çocukların psikolojisini bozuyor diye şikayet üzerine şikayet gelir. Üniverisitede bir akademisyen böyle bir şey yapmaya kalksa üç dakika içinde susturulur, oradaki duyarlı öğrenciler hemen dinlemek istemediklerini belirtirler diye düşünüyorum.

Kahvede ikiden fazla insanın olduğu bir durumda da kimsenin iki dakikadan fazla konuşabileceğini sanmıyorum. Çünkü, orada da böylesi çirkin olayları duymak istemeyen, kapat bu konuyu kardeşim diyen kimseler mutlaka olacaktır.

Okuduğum hiçbir köşe yazarının herhangi bir kötülüğü detaylarına inene kadar yazdığını hatırlamıyorum.

Geriye iki insanın kendi arasındaki muhabbetler, TV dizileri, romanlar ve haberler kalıyor.

İki insanın ne konuştuğunu ancak kendileri, bir de Allah bilir. Dizilerde bu tip konuların işlendiği malumun ilamı olmasa gerek. Romanlarda da sıkça bulmak mümkün bu hadiseleri. Bu tip suç işleyen kimselerin çok fazla kitap okumayacağı ön yargısı içerisindeyim. Haberler, falancanın katili konuştu, bakın ne dedi diyerek insanları ekranlara mahkum edebiliyor.
İnternet gazeteleri adeta bu konuda yarış halinde. Şok olacaksınız, duyduklarınıza inanamayacaksınız, tüyler ürperten detaylar, aklınızı kaçıracaksınız, kanınız donacak ve saire başlıklarla kötü hadiselerin en ince dataylarını aktarıyor.

Şahsen kötü haberlerin detaylı bir şekilde yapılmasında iyi niyet arıyorum, ama bulamıyorum. Böylesi bir haberin kime na faydası olabilir diye düşünüyorum, aklım mantıklı bir yanıt vermiyor. Bu haberi yapanların niyetlerini merak ediyorum, yazarken elleri klavyeye nasıl gidiyor diye düşünüyorum.
Maalesef, insanlar okullara, öğretmenlere gösterdikleri tepkileri dizilere ya da şiddet içeren haberlere karşı gösteremiyor. Hatta, bazen farkında olmadan bile izleyebiliyorlar.

Kötü olaylar hiç yaşanmasa. İnsanlar duydukları kötülüklerle perma perişan oluyor. Toplumda bir dünya değer kayboldu. İnsanların birbine olan güvenleri sarsıldı, zedelendi. Kötü haberler bunun için yetiyor da artıyor bile. Lütfen, bir de insanları detaylarla yormayın, yıpratmayın. Detay haberlerinizle yeni suçlara kapı aralamayın.
 
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —