Hazal SEYİTOĞLU
Tarih: 05.08.2011 02:47
Türkeye'de davulcu olmak da zor!
Ankara'da davulcu var mıydı hatırlamıyorum. Muhtemelen de yoktu. Zaten Ankara'nın, Cumhuriyet'le yüklenen yeni misyonuna likörle kutlanan şeker bayramlarına bizleri ulaştıran yirmi dokuz bilemedin otuz gün boyunca uykuları kaçırtan davulcularda yakışmaz elbette..
Adıyaman'ı da hatırlamıyorum. Aslında çok küçük değildim fakat yine de hatırlamıyorum belki de yoktu.. Bu yazıyı okuyan bir Adıyamanlı arkadaşımız varsa davulcu geleneğinin olup olmadığını lütfen bana söylesin..
Gelelim İstanbul'a.. Kimilerine göre, İslambol, kimilerine göre insan! İstanbul'da ilk mekanımız Kasımpaşa'ydı bizim.. Kasımpaşa'yı hep çok sevimşimdir.. Ramazan ayında bizim davulumuzu Salih çalardı. Salih bizim mahalle arkadaşımızdı. Sesi inanılmaz güzeldi. O bu işi para için değil, keyif için yapardı. Fevkalade güzel ilahiler, maniler okurdu sahura bizleri uyandırırken... Onun sesini duymak ve çalan davulun sesini duymak inanılmaz güzel hisler, heyecanlar yüklerdi kalbimize.. Güm be de güm!
Az evvel twitterda Emre Uslu 'Twitterda davulcu var mı acaba?' diye sormuş. 'aman hocam davulculara gıcık olanlar çok, bi de bu alemde horlanmasınlar!' diye cevap yazdım. O da son olarak: Bence de davulcudan rahatsiz olan cok kisi olur Twitter cumhuriyetinde. Ulusalciligin baskenti ne de olsa Tiwitter, diye belirtmiş.
Ağzımızın tadıyla, ramazan manilerini söyleyen davulcunun güm be de güm çalan davul sesiyle bile sahura kalkamıyorsak, ne anladım ben bu % liklerden? Davulcular bile 'mahalle baskısı'na dayanamıyor kardişiimmm... Yıllardır o on beş yirmi kişinin canım uykusu bölünecek diye geri kalan seksen kişi kendini motive eden, orucuna ruh katan güzelliklerden mahrum kalıyor...
Lafa gelince herkesin dilinde '%99'u müslüman olan ülkede yaşıyoruz kardişiimmm!' eeee, hani???
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —