Süleyman AKDOĞAN
Tarih: 13.03.2012 21:39
Zorunlu Eğitime Hayır
Eğitim bu; zihin, yetenek, zeka, gönül, ruh işi, öyle zorlama ile olmaz.
Derdim “eğitim” değil eğitimin zorla yapılıyor olması.
Eğitimin dört duvar arasına sıkıştırılıyor olması.
Eğitimin sadece okuldan ibaret sayılması…
İsteyenin istediğini alamaması..
İstemeyenin de zorla bu duvarlar arasında zapturapt edilmesi…
Bu yetmez bir de dershaneye uğra denilmesi…
“Oku adam ol, okumazsan senin halin benim halim” klişesinin taze beyinlerin zihinlerine işleniyor olması.
“Adam olmanın sadece okulda” gerçekleştirilebileceğine vurgu yapılması… Bu ifadenin ötesinde, adamlığın okuyarak elde edilen birkaç saygın(!) meslekle sınırlandırılması. Bu meslekler için gerekli eğitimi almış ama henüz mesleği icra aşamasına gelmeyen bireyin bile “adam” sayılmaması…
15 yaşında biçer- döverci olmaya merak sarmış çocuğun, psikolojik travma geçiriyor sanılarak herkesçe bu işten mümkün mertebe uzak tutulmaya çalışılarak, hiç birini sevemediği 15 ayrı ders ile karşı karşıya bırakılması… İki yıl okulda zorla tutulan bu çocuğun sokağa atılması. İlgisinden tamamen soğuduktan sonra 25 yaşında “bir baltaya sap olamadı” diye toplumca kınanması. Üstüne, aynı toplum tarafından, o kişinin cümle aleme “o kadar zorladık, bakın okumadı” diye lanse edilmesi.
Kick-boks’ ta Türkiye derecesi yapmış mobilya bölümü öğrencisinin geleceğe kaygı ile bakması..
Devamsızlıktan sınıfta kalmış bir öğrencinin bunu bile bile, gidecek yeri olmadığı için okula gelmesi, sonra ortadan kaybolması. İşin garibi bu çocuğun mükemmel bir futbol kalecisi olduğunun okuldan ayrıldıktan sonra öğrenilmesi. Önce öğrenilse ne olur ki!
İngilizce öğretmeninin derse katılsın diye tahtadaki alıştırmayı öğrencisinin defterine sessizce çözmesi, ama zavallı öğrencinin bunu bile tahtaya yazmayı becerememesi. Bu öğrenciye de “İngilizce öğretmek şart”, yavrum denilmesi…
Berber olacak adama matematik anlatılması… Berber adayının ne öğrendiğini, öğretmenin ne öğrettiğini bilmemesi.
40 yaşındaki PVC ustasına Çıraklık eğitimi verilmesi. Ona da başta matematik olmak üzere Türkçe Dilbilgisi, Din Kültürü gibi derslerin verilmesi… Vatandaşın hiçbir şey öğrenemediğini söylememe gerek var mı?
Derdim, bahsi geçenlerin bir hayal ürünü olmaması…
Mesele, sadece kız çocukları değil. Sadece, imam hatipler değil… Mesele, “28 Şubat” değil.
Mesele, çocuklarımız. Mesele, insanımız.
Mesele, EĞİTİM. Bu da zorla olmuyor.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —